4
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
980
Okunma
Hangi yağmurlar yıkar
Yüzlerindeki kiri
Hangi güzel söz silebilir kar beyazı elleri
O kömür karası tenleri
Sokağında soluk yüzlü kimsesiz insanlar
Ayrıya bırakılanlar
Neden oradalar bir soran oldu mu
Hala mutlu olmaya çalışırlar
Yağmur kar yağar üzerilerine
Kir dolar en derinine
Yorgun gözlerinde
Şaşkın bakışları
Hayata küsmüş bu insanlar
Onları kazanmak gerek
Bakamazsın bile için parçalanır yüzlerine
Soğuk ıslak ve de çamurlu elleri
Hala mutludur gözleri
Yaşamışlığın doruğunda
Yokluk var bir o kadar yalnızlığı da
Islanır geceler dumanında
Varlığı kıskanırlar hep gökyüzüne bakarken
Kenarda birikmiş kağıttan umutlarını yakar
Düşlerin döküldüğü perdelerden inen çığlıkları
Bazen de rüzgarla denizin getirdikleri
Paramparça olur yürekleri
İnsanlık yardım severlik bu mu kaybolan içimizde
Açlık soğuk var suskundur sabahlar
Morarmış kulaklarında yılların hikayesi
Ocağın başında dumanı yükselirken
Tek dostları yalnızlık
İçenler sıcak sefasında, onlar çaya hasret
Hiç açız diyen yok
Sadece başları öne eğik dururlar
İstemezler utanır gururludurlar da
Hoş bir ses kulaklarda seda
Bir sonun başlaması, ağlamayı hatırlatır
Acısı bedenini uyuşturur
Nerede yatar belli değil kimi zaman
Gönlünde duygu kalmamış bir insan
Donmuş hayvanlar görürüz acırız
Islak titreyen canlar bizim insanımız değil mi
Neden dıştan görünür ki hep
İçten görülmezler
Söylemekle olmaz duymak gerek
Çaresizliği
Behçet Bük 875/7.6.2015 Saat 22.30’
5.0
100% (3)