17
Yorum
27
Beğeni
0,0
Puan
2649
Okunma


Altin bileziklerini takarken koluna
Saatleri çevirir durur aklım
Getirmez belki diye gitmeler
Senin için uygun olan vakti...
Bir muamma... atarken başından seni ve beni
Bizlere benzeyenlerin sırtımızdan tutan ellerini
Bir sögüşmek tutarki göğün bulutları arasına sıkışan
Gençlerin düşlerini
Gözle görülür...birini oturtup, diyerini kaldırdığı
Cinlerin bile perileri....
Nefret, cok uzaklarda hiç bir seyden habersiz
Uyuturken kendi kendini...
Görmez ve duymaz çünkü kulakları
Aptallık denen pamuk ile tıkalı...
Ey sevdası paslanan demire dişlerini bileten öfke....
Güneşin parıltısını aklından çıkarmasaydın keşke...
Birde ay’ın şarap tadını ağzından...
Unutma yağmurun dayağı
özde deyil...Sözde adam eder insanı...!
Bırak yağsın toprağa
yağmurun bu kadar yasası varken
Çimenlerin benden daha güzel
söyleyecekleri vardır belkide...
Hayat bu...insanın bir ısrarla başına geçen
Kulağı sağır imdat...’oh olsun sana’ der gibi
Ey sevinci kederinde eskiten
Bu üzüntü sana tanıdık deyil mi
Topraga tohum günlerinden
Kaldırırken şen şakrak sesler beni
Oysa sevdan, sevdan kanadında gezdire bilen
Tek özgür kuştu beni...
Hiç indirmese dediğim....
Elbet bahanesinde deyilim kusurların
Mesela...ask diye hiç bir delilige
Tahammülümün olamayacağı gibi...
Mantığımdan inenin, sırtımada binemeyecegi gibi...
Bir kuşluk vakti yüzünü yıkayan günün
Ellerine döktüğüm
Bir tas umudun serin suları gibi
Calkalanır durur içimde askın biriken göz yaşları
Ölgün ve yılgın günlerin bilinmez bir günü
Özlemlere ördüyü gibi...
ELIF EDENHAUSER
20/02/2015
ŞİİRİMİ GÜNE TAŞIYAN EDEBİYAT DEFTERİ SECKİ KURULUNA SONSUZ TEŞEKKÜRLER
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.