9
Yorum
25
Beğeni
0,0
Puan
4095
Okunma

günlerden Perşembe
ve ben kenara terkedilmiş
eski model araba gibi
cam kenarına yapışmış
dışarıya serilen beyaz örtüyü seyrediyorum
dizlerimde yalnızlığın titremeleri.
üstümde
ölü toprağı var sanki
kar altında kalan çiçekler gibi boynum bükük
bahara hasret gözlerim bir kuş sesine tetikte.
günler günlerin peşinden sürüklenir
ha Perşembe ha Salı değiştirmiyor bu gidişatı
ayrılıkların gün görmemiş yüzü
hep benim karanlık dünyama saklanıyor sanki
biraz başımı çıkarsam
kafası bozuk bir anı/ya çarpıp
bumerang gibi yine dönüyor
hep dönüyor bana.
çamura kesmiş yollar
ıslak yüzüm gibi yaşlı
bu senin eserin utanma
utanma bağır avaz avaz
hak ettin de
istersen bir gülüşün dolansın dudaklarıma
idam sehpama yanaş son defa
ve ayağını vur tabureme
’vah’ demem inan
ölmeden son kez görmek yeter yüzünü.
sen bıraktığından beri
ellerim üşüyor
sanırsın buza kesmiş geceler
ısıtmak geçmiyor zaten aklımdan
anlamsız günler gibi
anlamsız sensiz ısınmak
imkansız.
her şeyin başını çeken ’gurur’
ayrılık halayımızın da başında
elinde beyaz mendil
salladıkça sallıyor
bir sen oynuyorsun son/a bir ben
gölgeler dolaşıyor solgun yüzümde
gözlerim göz değil
bakışı bir kartalın aç gözleri
doymayacağını bile bile süzülüyor senden yana.
gidiciyim biliyorum
sahipsiz bir çocuk gibi
ömrümün en kuytu gecesine yaslandığım şu anda
burnuma çektiğim kokunun sarhoşluğu geçti geçecek
konuşturma beni
içince çenem düşer biliyorsun
sonunda yaşanan pişmanlığın ardından
toplayamam kelimeleri
çırılçıplak kalırlar ortalıkta.
mukaddes bildiğim her şey üstüne
yemin ettim
bu son sarhoşluğum sana
bileti kesilen her yolcu gibi
gelecek sevdanın yolunu bekliyorum
alıştım nasılsa
bu durakta son sigaramı söndürüp
ayağımla ezmeye
ardımda el sallayan yok
veya geri gelsin diye su döken sevecen bir el
sarılmışım kendime
kendimle gidiyorum geleceğe.
günlerden Perşembe
gönlümün yarası soğudukça
ilk tanıştığımız günün sıcaklığı da ölecek nasılsa
herhangi yabancı bir günmüş gibi
tanımamazlıktan geleceğim günler kapıda.
ama bugün Perşembe
ve aklımın köşesinde kurumayan bir gül gibi
ben sökmeye çalıştıkça sıcacık gülümsüyor yüzüme
hala kan kırmızı
yüreğimi kesiyor kızıla.
Ayvazım DENİZ