0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1332
Okunma
Besta Dağları’nda ayaz bir gece
Soğuk iliklerime işliyor,üşüyorum anne
Muş tütünüyle harmanlıyorum hasretini
Sokulupta bir kayanın dibine
Yokluğunu karıştırıp yakmışam hayalini.
Asimile olmuş bir şarkı var dilimde
’’Orda bir köy var uzakta.’’
Adına türkü yazdıkları
Sonra yakıp yıktıkları
Köyümü düşlüyorum anne...
Kabul ediyorum çok yaramazdım!
Oyuna dalmıştım da;
Üç kuzuyu kurda kaptırdım.
Tarlamıza giriyor diye,
Dat Mahmud’un tavuklarını taşladım.
’’Bir ölü, bir yaralı...’’
Sonra Dat Ehmed’in
Mayhoş elmalarından çaldım
Her defasında,
Dayak yiyeceğimi bile bile...
Ve sırf Türkçe bilmiyorum diye
Tuvalet izni alamamıştım da;
Altıma yapmıştım sınıfta...
Şimdi anlatsam;
Gülecekler ha!
Bir bahar sabahı,
Vedalaşmadan ayrıldığım
Ve bir daha da kavuşamadığım
Yakılan köyümü düşlüyorum anne;
Külleri arasında kaldı
O giymeye kıyamadığım
Bayramlık ayakkabılarım...
Köyümü düşünüyorum anne!
Toprağımı...
Yurdumu...
Çocukluğumu...
Besta Dağları’nda ayaz bir gece
Soğuk düşlerime işliyor,üşüyorum anne...
Ölümle dans etmekte ne!
Çırılçıplak sevişiyoruz!
Nefes nefese...
Kan ter içinde...
O değil de!
Giderken bir veda bile etmedim
Çünkü bir yare,
’’-Kendine sevecek başka bir yar bul...’’
-denir de;
Bir anaya,
’’Bağrına basacak başka bir evlat bul...’’
-denir mi giderken ölüme?
Hakkını helal et anne!
Korkularımla harmanlıyorum şimdi
Çocukken doyamadığım oyunları...
Şimdi öyle heyacan dolu ki!
Önüm,
Arkam,
Sağım,
Solum,
ÖLÜM...
ÖLÜM,,,
ÖLÜM...
Besta Dağları’nda ayaz bir gece
Soğuk gülüşlerime işliyor,ölüyorum anne.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.