5
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
1459
Okunma
Gömüler çıkıyor sedimentlerden, dem tutan teller
Fabrikadan kentler esir kamplarına dönüşmüş
Milyonluk kazançlar, zırhlı alaylar, ceset dolu arabalar!
Sırtımı bir mabedin minaresi gölgeliyor
Etrafımda kolonileştirilmiş ülke halkları
Matem günlerini değiştiren Lavtacı’lar
Çeperde yoksul bir büyücü oturuyor
Türküyü şiire çeviriyor vaazcı
Bir yandan bahçeyi kazıyor
Odanın öteki ucunda gölgenin örtündüğünü görüyorum
Kuşların uykusunu alan vakte inen güreşçi Yakub’u
Saçma sapan resimleri, demir kollar ve bacakları
Yeni soyluluk, günah tutkusu
İç basamaklarda yürüyen dilenciler
Aynı büyü bu!
Tapılası takılar ve müzikli oyunlar döner durur burda
Burda sanki taşlık bir alanı giyinir toprak
Görkemli otellere dönüşür askeri yapılar
Fanum’lar tiyatro bulvarlarını yutar
Işığın çengelinde büyük bir şölen olur
Ah işte şehvet, öykücüleri ve bizi barındırır burda!
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.