niye doladı meyli adını, dile? ölesiye susadı belki sevgiye küse mi söze leyli yürek, şu neye? çile, töze ur - bile diye tadını.
beledin ekini zehre - başak, öldün çöldün allı sine, yağmuruma çorak su komadın ilimde, sılamı böldün çalı, dikeni ser - kan diye gülünü.
oya gergef uladı köylü kadını koyun ve kuzu haybeye mi meledi? kurdu ne bilir, postu körü uludu çula, sevda ver - urba diye kefeni.
18 Çulay 2014
Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
"DAVA" Şiir insanın güzel yüzü. Şiir sevmeyen, yazmayan, okumayan nasıl ekinleri toplayabilir. Şiir yazanı, okuyanı ve seveni kutlarım. Yüreklere sağlık. Selamlar...
Dikkatinizi çeken tarihleme sistemi için bir açıklama yapmalıyım elbette; bir tür sanat gibi düşünmüştüm bunu; geçenlerde bir başka üyemiz ve arkadaşımız sorunca da bir açıklama yapmıştım; onu buraya alıyorum:
Şu 'ay' meselesini açıklamak gerekti: Şiirin altındaki tarihte ilgiyi çekebilir bir farklılık; esasen dilden değil, bileşik sözcük ve temanın işe karıştırılması, gerçek takvimin (ay zamanının) dışlanmasıyla yaptığım bir ilginçlik, belki de sanatsal bir radikallikten kaynaklanmaktadır. Pratik anlamı; önemli olan şey, şiirin/ışığın güncel zamanıdır (toplumla nasıl buluştuğudur), şiirin yazıldığı zaman/mekân değil. Önemli olan şiirin sunulduğu mekândır, toplumun modudur, zaman hiç değil. Diğer son tarihli şiirlerimde de örneği görüleceği üzere; tema + ‘AY’ sözcüklerinin bileşimidir: ‘us’+’ay’. Tarih formatını bozmamak için yazdığım günü ve yılı da eklemekteyim. Bu şiirdeki tarih formatında ise, 'ayın ondördü' deyimini içermeye çalıştım.
Aslında şiir zamanında aylar, onikiye bölünemez, asaldır. Asla katma değeri yoktur çünkü oldukça doğal sayılardan oluşur. Biraz küsuratı da vardır ancak hesaplanamaz, irrasyoneldir. Şiirdaki aylar, ancak insanın modlarına bölünebilir, onca çoğalabilir, duyguların yeline, seline bağlıdır. Bir ay olur ki; çok zor geçer sizin için; işte bu ay, 'zoray'dır. Bir ay olur ki, ustalıklara dem vurursunuz, ki bu da 'ustay'dır. Bazen sevgili sizi görmez, ki o ay, sizin için 'köray'dır. İşte, ister miladî/rumî, isterse hicrî olsun; şu ayların başka bir hükmü yoktur.
Yani sizin modunuzun, duygularınızın çöktüğü o zamanın, Milat'tan kaç bin ay sonra olduğunun bir önemi yoktur; çünkü bunca ayı siz seçmediniz, oniki ayı yaşamak zorunda da değildiniz.
Yani bir sonraki şiirin ‘ay’ zamanını; şiirin teması belirleyecek, kalanını da kaçıncı günü ve yılı, evrenin :) Yani şiir, bir ilkçağa gidecek belki, bir de geleceğe uzanacak.. bugüne dem vurduğunda ise başlar yarılacak! :)
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.