3
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
1574
Okunma

Bir sonbahar gülüşlerinde sevdim seni
biraz hüzün
biraz sararan geçmişin dokunuşlarında
ağaçların boyun bükmesi gibi
sevdana boynumu bükmüştüm esen rüzgarına teslimiyet adına
ilk kez güvenmenin o tuzlu bilinçaltı t/adındaydı aşk
gözlerimde uçuşan
çocuksu gülüşlerimin heyecanı
kaybetme korkusuyla gece hezeyana dönüşür
gözlerimi ’hayır olmazlara’ yumardım usulca
senli hayallere sokularak
geldiği yolları kaybeden küçük bir çocuk gibi
elinin saçlarıma dokunuşunu beklerdim
gözlerimde çırpınan vakitsiz kelebekleri kovar
bahar kokan teninin dipsiz sularında
bir kez daha sensizliği boğardım.
odamda seni beklerken attığım voltaları
ayrılığa bir tesbih gibi çekerdim
mahkumun ’umutsuz’ gün sayımıydı beklemek
ömür boyu giydiğim bu hükümde
bir başka baharı koklamak geçmezdi aklımdan
kış kokusu burun direğimi kırardı
dönülmez bir akşamın koynuna seni gömeceğim
hele omuzumda kolunun ağırlığı olmadan
gelecek denen karanlık yolculuğa yalnız çıkacağım
düşümde görsem hayra yormayacağım
karabasanlarımdı sevgili
sonbaharlar hep mi ayrılık kokardı
hüzün hep mi dallarında bir nazardı sevgili
bir ayrılık insanı hep mi böyle ölüme yaklaştırırdı
melekler seyrederken sağımda solumda
gözlerimi karanlık bir noktaya asmak
bu kadar mı günahtı
bu kadar mı mutluluk bana uzaktı.
hayallerim oluk oluk ayrılığın saçaklarından sarkarken
gamzem bir haram gülüşe bile gebe
hiç doğmayacak olan
adını ’mutluluk’ koyduğumuz çocuğumuza sancılardayım
karnımı tekmeledikçe kıvranıyorum
ben sensiz burada
nefes almaya bile zorlanıyorum sevgili.
Ayvazım DENİZ
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.