0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
837
Okunma
miralayın kızı
şimdi nerelerdesin bilmem ama
otuz yıl sonra uğradım divriği konaklarına
tayin edildiğiniz tokattan
çığlıkların tarifini etsene bana
hani
okul çıkışında
yalanlar söyleyerek yolumu uzatırdım ya
sırf yanında yürümek için
donmuş çeşmelerin önünden geçerdik,ezberimizde patika
camlara ateş düşerdi akşamları
senden ayrılınca başlardım yanmaya
ayaklarıma düşerdi ilk ateş
mengüç kaldırımlarının ayazında
yazmak çok zor şimdi, söylenmemiş sözleri
tehir yemiş trenlere yapışsa da avazım
en son cümlem
gordion misali halâ boğazımda
sanki
kesdoğan kalesinden el sallar gibi
yıkık konağınıza düşmüş silüetin
ben ortayaşı çoktan geçmiş bir yetim
ne şhirler yıkıldı üstüme
inan bana,bu kasaba ömrüme biçilmiş diyetim
kuzuya dönerken hırçınlığım
hangi nesnenin ifadesini alacaksın ki
tokmak demirleri bile çürümüş kanatlı kapıların
kümbetlerini bile sıvamışlar selçuğun
kalmamış tek bir tanığım
ah...miralayın kızı
bu nasıl alay alay yaralar
bel bağladığım işaretler
adını kazıdığım selviler
toptan mı yanar
kasım
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.