3
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1572
Okunma
KÖYE TOPRAĞA HASRET
Özlerde suskun bir volkan yangın olup büyüyor
Toprağa duyulan hasret gönülleri dağlıyor.
Ne zaman bir göç türküsü çalsa hüzün yayıyor
Çağlar boyu göçlere biz değil, tarih ağlıyor!
Nasıl yaşanır bilinmez, insan köyünden uzak
Başka yerlere göçerken içindeki acıyla.
Yüreğine nakşediyor köyünü düş kurarak
Yetiştiği doğasının, o som altın tacıyla.
Kırık kanatlı bir kuştur; konduğu dal yabancı
Toprağı dışında ekip biçtiği çalı diken,
Mutlu etmiyor gül-çimen, açarken verir acı
Ovasında melemeyen sürü; bezgin otlarken
Keskin hançer gibidir göç; halkasında zamanın
Tükenişin, unutuşun olgusunda akarken
Anılardır sonsuz şölen; yitirilen yaşamın
Bellek odalarının biz ışığını yakarken!
Bir anlaşılmaz süreç ki, dolambaçtan da beter
Zamana karşı yeniktir değişim meyi içen.
Yıllar geçtikçe nesiller; öz varlığında biter
Göç hüznünü yaşayandır; hicran ateşi biçen.
Çağlar sonra ’yaşam sesi’ yükselir mi köyümden?
Yıkanır mı deresinde; keçilerle koyunlar!
Yapılan hasat sonrası; kimler yer ürününden?
Davul zurna çalınırken; oynanır mı oyunlar!...
Gülşen Şenderin
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.