5
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1577
Okunma
Ben seni yabancı ama bir o kadarda tanıdık
hayallerinden aşina olduğun ruha bürünüp
bedenimi sağ yanına gölge etmek için sevdim.
Ben seni bildiğin yalan sözlerden öte
hiç duyulmamış
Leylanın bile içinden geçmemiş
güneşi ay’ı yıldızları taşı toprağı karıştırmadan
gün görmemiş şiirlere satır satır dökmek için sevdim.
Ben seni ne çeşme başında bekleyen köylü kızların utangaçlığında
ne de sosyete cilvelerinde bulmaman için
delikanlı gibi dilim ne dediyse yürekten ne geçtiyse
karalamadan
düşünmeden
set çekmeden
sınır çizmeden
dünyayı memleketi sanan bir deli gibi
ne bir kurala
ne bir anayasaya
ne de bir günaha köle etmeden
usul usul değil
sessiz sedasız değil
nazla niyazla değil
asi bir şavaşçının siperde ölümü beklemesi kadar korkusuz umarsız sevdim.
Ben seni tüm masum bebekler adına
yalansız riyasız dünsüz bugünsüz yarınsız
hangi anındaysam hırçın zamanın
içine işleyip
dünyanın en korkunç en karanlık en soğuk mağarasında
sana kavuşmak adına
gözümü kırpmadan
yıllarca uykusuz aç susuz bekleyebilecek
kadar gözü kara sevdim.
Ben seni ne bir şiire sığdırmak için ne de doya doya yaşamak için sevmedim.
Ben seni sırf acı çekmek için
sen deyip duvarlarla konuşup
hayaline dertleşeceğimi
seni yine sadece sana anlatacağımı bile bile
körü körüne
şuursuz ussuz
katıksız sevdim…
Ben seni; hiç kimsenin hiç kimseyi sevmediği kadar sevmek için sevdim.
Ve
Ben seni sende beni sevesin diye sevmedim.
Bir gün seninde içinde bir fırtına kopacak.
İçine düştüğünde aşkın sızısı
Bulabilirsen eğer karşında böylesine bir sevda
Bekletme daha fazla sensiz bu bedeni
Durma!
Umudun bittiği yere
O an ellerinle göm beni….
Ayşe Elif OKUR
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.