1
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
1518
Okunma

Dut ağacı altında/açan çiçekler
Neyzenin mavi nefesiyle/ıslanıyor
Günaydın gökyüzü/matemleri sil yüzünden
Ve unut geçmişin derin/acı izlerini
Mesela/dün toprağa verdiklerinin/anıları kalsada
Farzet/önceki gün darıldıklarını yoksay
Nasılda çok sevmiştik/dile düşen kırılganlıklar bu kadar kolaymı
Kırk yıllık kahvenin kokusu/şu köşe başından geliyor
Sarıp sarmalayan serçe kanat olsada/bilki oda üşüyor
Diz kırıp secde eden yüzler bak sesi net çıkıyor
Kalpden kalbe bir yol var/sevdayı ruha nakşediyor
Dilek kapıları şaha kalkmış/şimşek hızında çivit mavisi yelesinde
Kat ve kat yerin dibinde/nede arşı alem üstünde/merkezi kendi belirliyor
Günaydın/yüzü güleç dili ak şiir nefesler
Ağlayan söze düşen yaş/dokunamaz zaman hibe eder toprağa
Susar baş öne düşer/kimi amin diyen yürekler
Yanağından düşen/yol bulsada teninde
Düşerken/sabır dili çizer bir yara açar derinden
İz bu kabuk bağlasa/soluğu acıya dayanır elbet
Bağışlarım/hafızasını kaybetmiş tahta masada yatan yalanları
Çürümeye yüz tutmuş/nemli ıslak kaygıları
Matemi duvarda asılı sallanan/yorgun mekanlar
Gidenin gelmediğini bilerek/son heceye nokta koymak
Şiirsel anlatıma yakışır/nefes alana anlatmak
Demlenmişin üzerinde/kürek çekenler
Sahile vuran dalgalar/ince belli bardağın dumanına esen rüzgar
Kim bilir kaç kipriğe zamansın yağmur damlası düşürdü
Kağıtsız kalemsiz binlerce şiir yazılıp/ömrü savurdu bu mekanlar
Adresi belli okuyan kadar/okumadan yanı başından gidenler
Hep yazanın içinde bükle bükle düştü/kısa notalar
Ekmeğini sıkı sıkı tutan eller
Sanmayın/her gözyaşı aynı renk
Avuç içlerini öpesi kınalı eller/giderken ardına bakıyor
Kat ve kat her yer ayrılık kokuyor
Şu duvarda asılı antika kilim kadar/değerim olmadı diye sızlanan yolcu
Dokumacıda o duvarı bilmiyordu
Kimse sormaz/söylemez şu sevdayı
Bilen vitrine yakıştırmış/seyirlik gelip geçene örnek gibi
Sesin yankısı dönüp gelse/dokunsa tene
Denizde neymiş/düşen yaş toprağı titretiyor
Sen aldırma sözlerime/ben kendi kendime söylerim
Şairin heceleri yamadır aslında
Uyağına kafiyesine dizelerinde/okuyana ait tebessüm gizli
Şu dağın etekleri zil çalsa
Bilki yağmur düşmüştür gökten/su yolunu bulmuştur akar yamaçtan
Sürgün düşer/naçar yürek çölünde gül büyür
Dikenleri/hep sus düşen dile dökülür
Dilerim bulutlar hep ak kalsın
Yağmursuz bulutlar/yokuşlarda kalmasın
Aksın yol bulsun/yerle yeksan olsun
Ama en güzeli/kabuk bağlamasın sevdalar
Kaskatı bir yanlızlık/insandan uzak düşsün
Eksik satırları tamamlayan/sıcak renkler sarsın