Sevmiştim Aklımla, mantığımla yüreğimle Tüm benliğimle sevmiştim seni
Yoksulun malikânesinde Günde bir kez zor kaynayan aş gibi Canımdan öte candan ziyade sırdaş gibi Bir lokma ekmek için dökülen ter, Verilen uğraş gibi Sevmiştim seni
Oysa sen bir ikindi sarhoşluğunda Bin bir şey bahane ettin Suskunluğuma Vefasızlığını giydirip gittin Peki, ben şimdi Kimlere uzatayım tutsun diye bu elleri Kurşuna dizdirdin mülteci hayalleri
Söyle bana... Hangi noter onaylar bu vedayı Hangi ihtilal susturur bu nidayı Hangi gündüz bitirir bu rüyayı Hangi mapus damı çürütür bu sevdayı Söyle...
Hangi tetikçiye vurdurdun gözlerini Hangi yalan kitabından aldın aşk sözlerini Hangi başlara yastık yaptın dizlerini Hangi aşka aklını yordun Hangi sevdaya pusu kurdun Hangi ecele karşı durdun Söyle...
Cevap yok Susuyorsun Ve ağlıyorsun. Ağlama Ne kadar da sulu göz olsan Bu defa ağlamak yakışmıyor sana
Ben seni Ben seni sevmiştim Aklımla, mantığımla, yüreğimle Tüm benliğimle sevmiştim seni ____________________________
ABDULLAH KABATAŞ / BOLU Kaynak : YEDİNCİ MEKTUP şiir kitabı
Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
GİT Dosttan aldım haberini. Vuruldum ….. Kuru ağaç gibi yıkıldım. Oturup ağladım….. Gözyaşlarımı mürekkep, kirpiklerimi kalem ettim , Eşk yetmedi kanla yazdım Kanmadım doymadım doyamadım
Feleğin sillesi yetmemiş gibi Beni sırtımdan vuracakmışsın Vur can yoldaşım , Vur hayat arkadaşım….. Sırdaşım ….. sen de vur Öyle vur ki ; kalkamayayım Kalkıp da Ardından bakamayayım.
Benin gurbette terk edecekmişsin Yaban elde bırakıp gidecekmişsin Git zeytin gözlüm Git dudu dillim Al yanaklım git . Ardına bakmadan git bakıp sefili yakmadan Git Git kömür gözlüm yolun açık olsun Umarım dönüp de beni bulursun Git git sen de git
AL DOSTUM BUDA BENDEN SANA GİDEN GİTSİN YÜREĞİNİZE SAĞLIK KALEMİNİZ DAİM OLSUN
Evet Yusuf Hayoğlunu severim... Açık olmam gerekirse biraz bu şiirde ondan etkilendim. Onun yorumundan... "Hangi" kelimesi çok etkilemişti beni. Hayaloğlu'nun şiirini tam olark bilmiyorum bir kaç kez dinlediğim oldu sadece. Ama ben Hangi'lerin üntünde fazla durmadım benim işlediğim tema sanırım biraz daha farklı... Teşekkür ederim dellysedat ve teşekkür ederim Prihan hanım ince yorumunuz için
Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz? Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?
Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın? Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın?
Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye? Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye? Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren? Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren. Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline? Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde? Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı? Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı? Hangi cama kafa atsam? Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam? Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?
Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam. Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam. Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür? Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür? Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine? Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene? Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın? Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın? Hiç sanmam! ... Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! . Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz. Hangi mübarek dua, Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye? Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye? Olur mu be! . olur mu? Bu da benim gibi adama yapılır mı? Aşk dediğin mendil mi? Buruşturup bir kenara atılır mı? VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?
Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden? Hangi pense kopardı bizi birbirimizden? Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini? Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini? Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı? Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı? Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti? Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?
Dağ gibi adamı eze eze! ..... Hangi anası tipli parlak çömeze, Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze? Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı? Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı? Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı? Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı? Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni? Ve! .. Hangi su bağışlatır? Hangi musalla temizler seni?
Bu Nasıl Ayrılık? ...
Yusuf Hayaloğlu
Bu şiir geldi aklıma bu güzel şiirinizle... Paylaşmak istedim sayfanızda izninizle..
Ben seni Ben seni sevmiştim Aklımla, mantığımla, yüreğimle Tüm benliğimle sevmiştim seni Kutlaım kaleminizi..yüreğinizi.. Saygılarımla...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.