2
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
1078
Okunma

Hüznün nağmeleri sürgün şimdi içimde
Tükenmeyen yollar yolcuya hasret kalıyor
Eski uzun mesafeler kaybolmuyor
Tam düze çıkarken/bir sur dikiliyor
Farkında olduklarım kadar olmadıklarımdı
İzini sürdüğümün bitkin yorgunluklarım
Unutmaktan korkar hasret türküleri dilimde
Bilmem kaç kez okudum bu mektubu kendi elimle
Savrulan hikayenin boynu bükük yanı benimsin
Hüznün hasretlerine açılan bir tüneldi sanki
Gittikce kıvrılan içinde/buruk tebessümler
Annem okşardı başımı mesela/hiç belli etmezdi üzüntülerini
Bu şehre ait olma hissine sahip tabiatı vardı sözlerinde
Kuvvetli muhabbet bağı/gündelik konuşmalara kalmıştı
Müstesna cümleler el yazısıyla yazılmış/hikayeler kadardı
Umarsız çehreyle karşılayan şehrin soğuk yolları
Dinlemekten usanmadığım hikayeler eskiden kalandı
Yaramı derinleştiren ayrılık hasretleri içimde
Ufkun eteklerinden salınan akşam güneşi
Beklenen mektup gibi güne düşüyor.