0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1608
Okunma
Gecenin bir vakti
Yine karmakarışık kafam.
Herkes uyuyor yatağında
Ama ben kafamı yastığa koyduğumda
O kadar da kolay kurtulamıyorum düşüncelerden
Dağıtmalıyım kafamı
Yorganımı katlayıp
Onun üstüne koydum bilgisayarı
Ve bir okey odasına girdim
Dördüncüyü arayan bir masaya daldım:
“Selam”,
“Boş mu?”
Masadakiler pek ilgilenmedi soruyla
Büyü mevzusunda derin bir sohbet halindeydiler
Sonra başladık oyuna
Muhabbet sağlamdı
Karşımdaki, “ortim”,
Alamancı kuzenim oluverdi birden…
Hep isterdim
“Alamancı kuzenim” olsun
Bana çikolatalar getirsin…
Ortim kırmadı beni
Kuzenim oluverdi!
Mesafeler uzaktı;
Ama kafalar öylesine yakındı ki !
Çıkamadım masadan o gece
Sabah erken kalkmam gerekiyordu
Kalkamadım
Sonra gün içerisinde o geldi aklıma
Gülümsedim…
N’oluyor lan bana ?
Mesafeler ortadan kalksa…
Işınlanma makinası olsa;
Küçükken, teknoloji ve tasarım dersinde yaptığımdan.
Küçük, portatif bir şey
Biraz kalın gözüksün diye
Beş kat mukavvadan…
Ne güzel maketti o
Bin yıl sonrası olsa birden
Maket, aygıta dönüşse
Ve ben ortadaki büyük kırmızı tuşa bassam
Aynı anda yanında olsam…
Ne hoş olmaz mı sence de ?
Aynı güzel vakitleri yine geçirir miyiz ki ?
Ama büyü –Deniz’in meşhur büyüsü- bozulmasın sakın !
Lakin kaybedecek ne var ki !
Basarım büyük kırmızı tuşuma
O anda dönerim yuvama…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.