0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
869
Okunma

sömürge ruhum sevda sanrısında
bir çift göz ve bu fakir lejyon...
saat kulesinde insaf yok
her gün altı kırkbeş,yedi arası
beni teftiş eder müfettiş...
kaynayadursun mazimde vaveylalar
çaydanlık sofuya yaraşır
ve yudum yudum ateşimi söndürür..
sabahın sükuneti dinginlik, ve dalış uzaklara
alışacak sömürge ruhum
alışacak bitmez tükenmez tuzaklara..
şehir meydanı teselli vermek için
bak meydan okuyorum diyor
gelip geçen yıllara..
aksinde letafet var mıdır ayrılığın
yoksa özlemek daha mı güzel..
tutununca sağ salim umuttan bir dala
alnımdaki çizgiler bön bön ve budala...
yolculuk var hapsine gözlerinin
geçmişim kelepçe, gelecek kapı duvar
vuslat ile aramda çok büyük bir fark var...
yetimi olalı beri gülmedi yüzüm, varlığının
gelişi güzel kahkahalarla geçiştiriyorum
kalabalıklar şen bilsin ve desinler işte
kalemle aramızdan su sızmıyor gözyaşlarımdan başka
tercüman olacaksa halime dostumdur
onunda takati yok bilirim
sen gittiğin yerden bir selam gönder kafi, rüzgar ile
her estikçe senden bir seda diye sevinirim...
şimdi uzaklarda saklanırken geçmişinden korkarak
ben onunla garip bir yolculuktayım seni arayarak...
elimden gelse uzatırım elimi
lakin hangi bilinmez mecra saklarki elllerini?
bir baş iki kollu ve ayaklı her yabancı
ellerimi sıkıyorum gülmesin diye acı acı...
kaç yüzü olduğunu tam hatırlayamadığım kaderim
çirkin yüzünü göstermeden alır başımı giderim..
ama gidemem derin sevdanın memleketinden, hayır olamaz
sevgin ayrılık kustukça nefretin de yanımdan ayrılmaz..
ya bundadır ya şunda diyerek geçmez ki yıllar
yoksa bilirsin ki aklını alır baktığın aynalar..
sürek avı titizliğinde örülürken ağı kara talihin
hay ben ağaç yaprağından düşen bu çiğ tanesindeki şeffaf siluetin
yanağıma konan buseni andırışına başlarsam sıra sana gelmez
saydıkça ne gam tükenir ne de beklediğim gelmez..
sor beni ara sıra çoban yıldızına
onunla dertleşirim kör akşamlarda,
seni anlatmışlığım çoktur çekinme sor
sen benden uzaktayken, kendimden uzaklaşmak daha da zor...
5.0
100% (3)