9
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
2007
Okunma
Senin için düştüm dönüşü olmayan yollara
Bir ben dikildim antik kentin meydanında
Zeus olmaktansa yontulmuş taşlarda
Sana varmaya yollar arıyorum gönlüm
Akşamı sürdüm yüzüne haki rengiyle
Zaman sarmalı geçti birbirinin içinden
Döküp gittiğin yangınlarının alevlerine
Kim anlar beni kim seçer sinemdekilerden
İçimde kımıl kımıl bir dert uyanır
Ağlayan aşıklar gelip kapıma dayanır
Çağır ağaçları taşları saldıran düşmana
Bir selam olsun duruşun esir insanlara
Geçmiş şimdi gelecek hayalimde birleşti
Yok oldu zaman kıpkırmızı kanımda eridi
Varlık bir nokta olup kendini bürüdüğü zaman
Başlangıç yok olup sona değdiği zaman
Eşya değişir yeniden şekillenir
Benliğim varlıktan yokluğa değişir
Tabipler çaresiz zaman sehere düşer
Ses susar toprak susar kendine düşer
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.