2
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
943
Okunma
Hep akşam kızıllığında düştüm bu şehre
Gül ayrımlarında tedirgin oldum hep
Şehrin iki yakasına iki gül bıraktım, biri sana
Tuttuğum el aydınlık gittiğim el karanlık
Gündüzle akşamın öpüştüğü saatler bu saatler
Ay dolunay sevgilim mehtap yok
Sabahı olmayan bir geceye girdik seninle
Güneşi öldürdüler
Şiirler yazıyorum sana sevgili
Kristal kalbine bandırarak kalemi
Çiziyorum hüzünlerin üstünü
Şiirlerle doğdu bu aşk, özlemlerle büyüdü
Şimdi öldü ölecek prematüre bebek
Bu bir sarısabırdır, bu bir ince hastalık
Bu gece sen, sen değilsin sevgili
Saçın şeytan perçemi, ağzın yılan yuvası
Ay odama vurdu sevgilim aşk akşama takılmış
Hüküm vermiş, fermanı mühürlemiş dudaklar,
İmza ıslak
Suskunluk kaplamış bakışlarını
Ellerim çözemiyor yüzündeki düğümlenmiş esrarı
Gözbebeklerinde pos bıyıklı adamlar
Naralar atıyorlar içimde ki sandığa
Bir resim var orta yerde ulu orta attığın
Susarsan sancıyor sancılarım,
Ay var bu gece sevgilim bir de yorgun bir yürek
Islatıp ağlattığın
Tek bir kurşun sıkıldı şehrin orta yerine
Dudak arasında kıvrılan yılandan düştü tetik
Ve ardından mahşere varan sessizlik
Yaş damlıyor gözlerimden çatlamış nâr tanelerine
Okuduğun tüm şiirler ağlıyor, kara kedi gülüyor
Türküler ayrılık üstüne, sen de suskunluk
Susarsan cümle yolu çetrefilli sevgili
Susarsan şehir ölüyor, şair ölüyor, şiir ölüyor
Ayrılığa gebe gece, yalnızlık doğuracak tan
Ay dolunay oldu sevgilim mehtap yok,
Bütün kızıllıkları sildin gözbebeğimden
İçten içe gülmekte şeytan
03.08.2013/Samsun
İbrahim COŞAR
5.0
100% (5)