4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1471
Okunma
Bir tren istasyonundayım...
Allahü – ekber sesleri uyandırıyor....
Seni götüren trenin ardından küfürü basarken...
Uyuyakalmışım...
Ayaza kesmiş hava...
Haziranda....! !
İliklerime kadar işlemiş ayrılık ayazda...!
Ayazdan mıdır...
Yoksa....kan doğrayıp gittiğinden mi sevdama...
Bilemem amma....
Üşüyorum....
İbrahim’ i yakan ateşler, ram olur mu bana da...?
Senin tenin olmadan ısıtır mı çölün ateşi...! !
İçine mi atsam kendimi..güneş yere yıkılsa da...! ! !
Cayır cayır yanar mıyım bu ayazda....
Kansız soygunlar yapacaktık...
Papatyaları çalacaktık yasaklı bahçelerden...
İhtilallerde kaçak militanlar olacak...! !
Devirecektik gülün saltanatını....
Sonra saklanacaktık arkasına bir ceviz ağacının....
Hiç kimse farkımıza varmayacaktı....
Krizantem çiçeklerini öğrendik sonra bir şarkıdan...
Vurulduk adına...
Arka bahçedeki kasımpatlarıymış meğer...
Kriz anlarımızda yetişen..! !
Ölçü bırakmayacaktık şiirlerde, Ozan’lara inat....
Vuracaktık bir gece yarısı alnından Aruz’u.....
Şekilsiz...şuursuz....yabancılar olacaktık..beyitlere inat...!
Ünlemlere olan aşkımız yüzünden sorgulanacak;
Karartma gecelerinde ünlem(!) siz bırakılacaktık...! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! !
Ama sen gittin.....
Bu kan revan gidişin ardından....
Kaç gece geçti bilmem... istasyondayım hala....
Seni götüren trenin ardında gözlerim...
Sen gelmeden gitmem...bilesin......
Yasemin Külahlıoğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.