5
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
1973
Okunma

Seni nasıl anlatayım, Cihan şehri?
Sen manasın maddeden daha ileri.
Bilirim, sözün yetmeyip bittiği yeri…
Hep ordaydın; orda kal İstanbul şehri!
Resul vermiş sana en büyük rütbeyi,
Ondan sonra bizlere söz mü düşer ki!
Sende yatır, EBU EYYÜP-EL ENSARİ…
Hep cennettin; cennet kal İstanbul şehri!
Var mıdır bir eşi, Dünya’da benzeri?
İki kıtaya bir BOĞAZ… Kolye gibi.
TANRININ, YEDİ TEPELİ şaheseri…
Hep eşsizdin; eşsiz kal İstanbul şehri!
Her parçan medeniyetler mozaiği
Harem, Ayasofya, Sultanahmet gibi …
Şu Surlar büyüklüğünün işareti…
Hep büyüktün; büyük kal İstanbul şehri!
Nasıl unutulur İstanbul’un Fatih’i?
Evliya- eren dolu, dört bir köşesi
Topkapı’da, kutsal, din emanetleri…
Hep kutsaldın; kutsal kal İstanbul şehri!
Çok değerlisin insanlık tarihinde…
Çağlar kapanıp, çağlar açıldı sende !
Dünyaya başkent oldun Türkün elinde…
Hep tarihtin; tarih kal İstanbul şehri!
Sendedir Boğazın asma köprüleri,
Sıra sıra MİMAR SİNAN eserleri…
Koynundadır sultanların türbeleri…
Hep mutluydun; mutlu kal İstanbul şehri!
Yüreklerde yaşar, İstanbul sevgisi.
Ruhu okşar, Çemberli taş, Kızkulesi.
İSTANBUL, Yeryüzünün beyaz incisi…
Hep inciydin; inci kal İstanbul şehri!
Adalar, Haliç, Boğaz, gönle aşina…
Gönüllerde bir dünyasın tek başına!
Yükselim, kurban olsun her bir taşına!
Hep altındın; altın kal İstanbul şehri!
Allah, seni kötülüklerden korusun!
Gözbebeğisin çok şanlı bir ulusun!
Dünya durdukça, adın dünyada dursun!
Hep özeldin; özel kal İstanbul şehri!
29.05.2013 Mustafa YÜKSEL
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.