4
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
2090
Okunma
şiir gibi bir kadındı
Nuriye Abla
elli yaşlarında
tam bir afetti
kum saati kıvamında.
ne zaman görünse sokağın başında
dar kesimli beyaz eteği
ve pembe çiçekli pabuçlarıyla
esnaf dökülürdü kapıya.
elinde bazen bir file
ya da pazar çantasıyla
yürüdü mü sokağın
şöyle üstünden altına
ezilirdi eşraftan
kim varsa dışarıda
sivri topuğunun altında.
kadınlar kıskançlıktan
cıngar çıkarırdı kocalarına
kimi akşama yemek yapmaz
kimi de girmezdi yatağına
haksız değillerdi aslında ama
boğacaklardı bir kaşık suda
Nuriye’nin haberi olsa
bilirlerdi ki oysa
kadın bakmazdı bu bıçkınlara.
yılkımsı bir edayla
gelip evin kapısına
bırakınca elinde ne varsa
işte tam o kısacık anda
ölürdü tüm bakışlar
basen ve kalçası civarında
insaf be Nuriye Abla
el insaf!
adamların aklına el fatiha.
memurdu Nuriye Abla
devlet dairesinde
müdürler muavinler
pervane çevresinde
oysa onun kimseyle
olmazdı ince işi
burnunu kaldırarak
yüreklerden geçerdi.
bakkal ve çakkalın ısrarla
‘’ne lazımsa al,gerisini düşünme’’
sarkıntılıklarına
boyun eğmedi asla
gururlu kadındı Nuriye Abla.
saçının parlaklığı
tenindeki buğdaylar
bu bereket bu tarım
sen ne asil kadındın…
bakmazdın kimselere
Faytoncu Eşref Abi
gençtin hala; öldüğünde.
çok sevmişsin Merhum’u
öyle derdi eskiler
siyah-beyaz ve solgun
bir resminiz dururdu
mis gibi badana kokulu
evinin ak duvarında.
ta o günlerden kalma
boynundaki inciler
tıpkı o günler gibi
boynunu öpmekteler.
dediler ki sonradan
bir adama tutulmuş
kalbini çalan adam
Başkent’te otururmuş.
düne kadar yüzüne
bakınca dikkatlice
kanardı gözlerinde
Eşref’in ilk harfi ‘’E’’
oysa ki şimdilerde
al al aşkın balları
damlarmış dudağından.
na’parsın Nuriye Abla
ölenle ölünmüyor
anılar can yeleği
yaşamak zorundayız
bize verilen süreyi.
yalnızlık zor zenaat
hayır olsun ruhuna
sen sevdana sahip çık
darısı benim başına.
Seher Duman
5.0
100% (1)