8
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
1528
Okunma

Deniz kokan ellerin, martı çığlığında sesin,
rüzgarla savrulan saçların,
vururken aklımın en kalabalık yanına
Mahir gülüşün...
Kum tanesi gibi çarpar anılar,
acıtır ruhumu..savurur.
Her gece gül olur yokluğun,
yastığımda karanfil kokusu,
yakar genzimi tavana astığım gözlerin...
Ellerin,
sözlerin,
şiirlerin,
bir de
tavandaki gözlerin..
Tam da karanlığı aralarken
bir sis kapatır önümü..
Bir sırtlan,
birçok çıyan,
bir sürü çakal çevirir yolumu..
Düşlerim bozgun yer
dönerim hayata..
Düşerken başaşağı düşlerim
kum tanesi gibi ince ince vurur,
acıtır ruhumu..savurur.
O vakit
şeytan der ki;
Canlı bomba ol,
sar aydınlanma fişeklerini..
Git, gir fabrikalara,
tarlalara,
vur sokaklara
patlat, patlat ki
parçala zifiri zindan kentleri,
yırt karanlığı..
Yalan,
sömürü
ve zulüm öldü desin, haber bültenleri;
Kardeşlik, sevgi, barış
eşitlik ve adalet üstlendi eylemleri...
avucumda unutma beni çiçeğim...
-Düş, eyleme dönüştüğünde mutlaka susar karanlık, değilse bunca cesaret giyinir miydi aydınlık..-
hasan karaşahin
10 şubat 2013
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.