4
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1596
Okunma

Geceyi örtüp üstüme
Sessizliğin gölgesine sığınıyorum..
Adının harfleri sondan başlayarak
Teker teker geçiyor gözlerimin önünden
Ve birleştiğinde usulca ’’Hoş geldin hasretim’’ diyorum.
Omuzlarımda arşın ağırlığı
Bir yıldız kayıyor ufkun batısına
Yüzünü konduruyorum geride bıraktığı ize
Yakamoz misali dalga dalga yayılıyorsun
Buruk bir tebessüm dudaklarında
Uzanıp alnındaki gücenikliği öpüyorum..
Erguvanlar sarmış boğazın iki yanını
Mor nağmeleriyle baharı müjdeliyorlar,
Sen gibi narin, hassas, ve zarif
Yapraklarında çiy taneleri biriktirip
Yalnızlığın mahpusunda yitik günleri arıyorum..
Kalabalıklar içinde yüzsüz bedenler geçiyor önümden
Nakış nakış, ilmek ilmek gözlerime işlediğim yüzün
Her giden sen, her ses senin sesin.
Rotasını yitirmiş kaptan misali
Ellerim gözlerime siper, ufuklara bakıyorum
Tarumar olmuş bir bağın yorgun bahçıvanı
Dökülen yapraklarını sayıyorum ömrümün,
Baktığım aynada yabancı bir yüz
Git diyorum git bu ben değilim
Vuslata kalan günleri çiziyorum yüzüme
Sensizliğin müebbet mahpusunda..
Akşam olsa da gitse diye kovduğum güneş
Uykusuz leylim gecenin sonunda
Sıkıca kapattığım perdelerden göz kırpıyor
Yorgun, uykusuz kaç mevsim daha geçecek sensiz
Kaç bahar daha tomurcuk gül yaprakları kurutacağım
Tibet keşişi misali soyutlanıp yaşamdan
Hayallere sığınıyorum.
Oturmuşuz Üsküdar sahilde, iki çay bir simit,
Karşımızda Kız Kulesi,
Rüzgar saçlarını dağıtmış yüzüme
Gözlerinde batırıp akşam güneşini
Saçlarının sarısını kızıl bulutlara bağlıyorum..
.........
27/04/2012
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.