7
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1609
Okunma
Hiçbir maviyi karşılaştıramazsın ölü toprağının kahverengisiyle
Dokunduğunda geçmişi anlatır
Ayrıntısına kadar günlerin dökümünü yapar
Aradan bi kaç yıl geçse de, sanki saniye oynamamış gibidir yaşadıklarından.
Şimdi bu toprak gibi parmaklarının arasından akıp gider. Hayat ..
Parmaklarının arasından .. çakılıyla, çamuruyla .. akıp gider
Onun hayalleri gelir aklına
Senin de içinde olduğun
Bir deniz gibi uzanan
Limanlara çıkan
insanlara bir şeyler anlatıp şehri dolaşan
Kendine göre çalan şarkıları
Birikmiş sözleri olan hayalleri
Durmuş bir kol saati bileğimde
Kayışı çok eski
Babadan kalma bir eskilik
Bir Çarşamba insanın hayatı için ne kadar bir ödülse
O kadar üstüme alıyorum senin hayatı yaşayamadığın günleri
Bugün hem dün hem yarındır nasıl olsa
İsimlere dikkat etmeliyiz, senin de hep söylediğin gibi
İsimler, bugün ,, yarın ,, dün ,,
isimlere çok dikkat etmeliyiz .. sen .. derdin ..
Derdin bütün bunlar
O yüzden zamanında üstüne o kadar beylik sözler ettiğimiz
‘şimdi’nin hiçbir anlamı kalmıyor.
Can evi ..insan can evinden vuruluyor
insan can evinden vurulur ..
en çok bir kez vurulur ..
belki de vurulmalıdır ..
en sevdiklerimiz can evlerinden vurulmuşlar değil midir zaten ..
Geçmiş herkesin unuttuğu bir sırdır
Ve aslında en çok açıklanmış olan
Gece, güne devrilir.
Bugün doğum günümdü mesela
Bir yaş daha hayatta kaldım
Hayatta kalmak bazen sadece bir sessizlik
Bir duruş,
Birkaç gereksiz cümle ya da ne bileyim bir sürü yeniden keşfetme
Ee, ne derdin sen, “ Geçmiyor hayat yaşamakla” …
EMRE VARIŞLI
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.