4
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1727
Okunma

iSTANBUL’U SEYREDİYORUM
İstanbul’u seyrediyorum penceremden
Buharlaşmış camlarım damlacıklar iniyor
Hava soğuk mu soğuk gözlerimi yaşartıyor
Sigaramın dumanını çekince derinden
Flu bir görüntü adaları zor seçiyorum
Işıklar solgun ışıltısından yoksun bir halde
Şehirin yarısı yıkık tozu yükseliyor sanki
İki kıtanın birbirini kestiği yerde
Kavuşması zor iki yakasında
Bir araya gelmez ki yüzyıllar geçse
Burası soğuk karanlık dört duvar
Ben gibi yalnız yalazı ısıran sokaklar
Köşe başında yaprakları dökülmüş bir çınar
Lambanın isli ışığına yansıyan gölgesinde
Minik bir serçe tek başına donmak üzere
Sessizliği bozuyor ötüşüne
Bitaplığında kalan gücüyle çınlatıyor
Pusu düşmüş siyah gölgeler
Benim lâl çığlıklarımın yansıması sesi
Sabah olmak üzere serçenin sesine karışıyor
Yüreğimde kopan dinmez fırtınalar
Sensizliği anlattık ikimiz hani
İstanbul ben ve o minik serçe
Dibe vuruşumuzdu haklı isyanlar
Soğuk çok soğuktu İstanbul
Haramdı serçe ve bana uykular
Ben aldırmadan seyrettim yalnızlığı
Üzüldü serçe kör lamba ve sokaklar
Sonra sesi kesildi serçenin birden
Ölüp gitmişti belki üzüntüsünden
Gözümden akan yaşları yastığımdı silen
Dalmışım rüya mıydı neydi
Halâ hafızamda o manzaralar
BİRGÜL AL 27-11-2012
İSTANBUL
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.