0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
943
Okunma
Bazen titrer insan içindeki nefese kadar bile
Hisseder bedenini evinden uzakta,
sokakta kalmış gibi
Ya da bazen rüzgarı kesilemeyecek kadar açıkta,
yapayalnız bir ağaç gibi
Çaresiz kalmaktır bu aslında
sevmeyi bilmeyenin sevilmesi gibi
Hayat,
Üşümek istemiyorum ben,
giyinmesem bile
Sevmek istiyorum
her şeye rağmen sevilmesem bile
Yürümek hatta koşmak istiyorum
nereye gideceğimi bilmesem bile
Tatmak istiyorum umudu göremesem,
hissetmesem bile
Kapalı olsa da gözlerim şöyle bir içim geçti aslında,
duyabilirim her şeyi
İstemem kaderimi bir çırpıda yazıp çizmeyi
Beklenilmek isterim,
dahası vaat verip geri dönmemeyi
Gürültüden, muhabbetten Sızlanmayı isterim
ve yalnızlığı özlemekten öflemeyi
Dönüp dolaşıp aynı dükkana varmak isterim
Hep aynı şeylerin satıldığı,
hatta elde kaldığı
İnsanlar görmek isterim
selamlayan hiç tanışık olmadığını
Bilmek istemem
gençlik kadar güvenilmez olanların varlığını
Kavga içinde olmak istemem
ama çoğu zaman değildir sözüm meclisten dışarı
Duyarım eskilerden, ayağında yokken iki kuruş kazandığını paylaşanı
bir kitap gibi okuyan, dinleyen arkadaşını
elalem bilmeyip doyuran karnı aç olanı
anlayamam ki kim sakladı nerde o eski bayramları yaşatanları
belki de zor zamanlar,
kirli bir çocuk eli gibi
bütün sokağın çamurunu toplamaktan siyahi
halbuki oyunun, arkadaşlığın hatta mahallenin tadı kirlenmek de gizli
toplaştığımızda başlamasak cümleye olsaydı keşke eski günlerdeki gibi
yine de bilirim ki,
karanlık kararmak değildir bazen de başlamaktır sil baştan
yıldızlar parlamak için geceyi beklemezler midir akşama dek sabahtan
öyleyse bu dümen de kalmaz elbet gelir bir el haktan
yeter ki kesilmesin umut hayata aşktan…
5.0
100% (1)