1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
1132
Okunma

demiştim ya hani sana
armağan yaptım zamanın en derininden
yıkık yaylaların direğinden
çerden çöpten
bulamadım eşkiya azizin bastonunu
otağında kuşlar bile yok
kuzesini yapacaktım sapından
gerçek olsun diye
kuru bir dal kestim göz bebeği tarlasından
en sertinden
alıç ağacından
destan olsun dedim kurtuluş gibi
kaç kez vuruldu türkülere ritm
sarı sandıklarda saklanan kahveye
en ağırına konuğun
demem o ki sevgilim
zar zor çıkardım bir kadranı iki tekeri
küçük tandır ekmekleri verir di ya
evimizin altındaki değirmenci bana
aradım buldum oluğunun çürümemiş yanını
bakalım
zaman mı yaman dülger mi
topladım her yöreden bir başak üfledim dallarını
koydum teknesine buğday
döndürdüm çarklarını
en zoru
babamın martini’nin kundağı
çelikten de öteye bir sertlik vermiş
senelerce sürülen kuyruk yağı
top gülleleri ondan
delilik bu,ölümüne uğraş
görelim hangi gemi kalkar zamandan
boyunduruğu
en yumuşak dallardan hemen kırılsın diye
bize yakışır mı esaret
simge bile olsa da
bağlanmış başlarla gidilir mi ulu divana
hangi yüzle ne diye
kasım
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.