25
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
2929
Okunma

Bıçak yarası gibi göğsünden yaralanmış
Boşluğa sıkışmış bahar sabahı
Sevinçlerimiz, yorgun ve kırgın
Hayat ile ölüm arasındaydı...
Yüzümüze “gülüş“ diye taktığımız
Kirletilmemiş beyaz düşlerimiz
“Hayat“ diye koşuşturduğumuz
Saklı cümlelerimiz, yaralı geçmişimiz..
Ürkek bakışlarımız vardı...
Geç kalmışlık kokuyordu
Dört bir yanımız, ayrılıklara yakın
Birbirinden uzak, aynı gökyüzü altında
Saklı yüreklerimizi buluşturarak
Nice hasret kelimelerini, demlemiştik
Oysa isli çaydanlıklarda...
Avuçlarıma boş kalbin
Demir anahtarını bırakanı
Karanlığın adresıni yazarak gideni
Söz verdiğim, gözü kara cesaretimi
Soğuk ve dilsiz duvarlara feda ettim...
Yüreğimizde öğüttüğümüz acılarımızı
Gökkuşaklarından ördüğümüz yarınlarımızı
Bir akşam üstü “yoruldum artık“ cümlesini
Miras bırakarak ayrılıklara gittik...
Günbegün içten içe kemiren, gittikçe
Büyüyen cevabını bulamadığımız
Bulmaktan çekindiğimiz sorularımızı
Gözlerimizdeki yenilmişliğimizi
Sıcak gülüşlerimizi de
Demir kapılarda soğuttuk...
Şehrin tüm aynalarını teker teker kırdık
Sonra da “kendimizi“ sevdiğimizin
Sol göğsünde intihar ettik...
Tespih tanelerinin imamesi kopmuş gibi
Dağıldık etrafa birer birer...
Hayata dair cümle olacakken
Solgun yaprak olduk sonbaharda
Aynı yürekte ömür boyu yaşayacakken
Gömüldük tarihin tozlu sayfalarına
Kefensiz, sebepsiz...
Ve bir o kadar da vakitsiz…
AYTEN ERDOGAN /DOLUNAY
SESIYEL SIIRIME HAYAT VEREN ASLAN YÜREKLIYE TESEKÜR EDIYORUM
5.0
100% (23)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.