1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
807
Okunma
bütün duvarların fermuarlarını açtım
çığlıkların azad mevsimi
hangi intizarla yapıştın bilinmez
ecinliler çilingir kurar gecelerime
ne arsızsın sevgili
bir türlü tükenmedi kalecik karası yarım şişen
mezeler dizerim her akşam tahta masana
bardağını mı efsunladın ne
el yordamım olmasada tanıyorum o beyaz cepkeni
alaşafaklar patladığında
belli ki ; yoktur senden başka gelip giden
bilmeceydin,
boynunu sunmadan önceki sorguların zorlamıştı beni epeyce
emeği özveriyi öp dedin önce
öylece kalakaldım
ve anamın nasırlı ellerinden anladım
anafikrim sende kaldı, avuç içlerinden öptüğüm kadın
sahi,
kapari’lerin tadını bilen eker mi ekmeğine başka tohum
ne lavaş kokusuna benzer kaldırımlı kasabaların
ne kekik kokusuna sarı dağların
çetin olur toros çiçeği
can ister kan ister dizlerde yarık
öyle kelepir olmaz amberi zirve baharların
unutma,
çerden çöpten yaptım hediyeni apansız gelirsin diye
çocukluk düşlerim ışıklı şehirlerim
bir dalında uzaklığın kadar yakınlıklar
bir dalında göz alabildiğine tozlu düzlükler
el emeğim
biter belki tek günlüğüne öksüzlükler
fermuarları açık tüm duvarların
gitmiyor çığlıkların
kasım
5.0
100% (5)