0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1607
Okunma

Hicran,
Dalgalı deniz
Tiyatro perdesindeki kan
İçinizde kan,kanınızda yalvarıyor size bir insan
Soluksuz öldürdüğünüz düşmanlarınız sizin için çıkmaz sokaklarda
Çıkmaz sokaklarda bir zindan dolaşıyor ve koynunda bir gül açmış hemen hemen her gün doğacak güneşin kederli zaferine yaklaşıyor…
Güneşin defteri dürülüyor
Saat yeniden mi kuruluyor
Ve Zekeriya ağaçların efendisi
Ve İlyas,İshak denizin ve karanın
Muhammet Mustafa tüm alemin
Aliyyel mürteza tüm beşerin iştimacısı
Ve mehdi onikinci halkanın gezegenlerin temsilcisi
O geldiği vakit deccal sırtüstü düşüyor,
İsa’nın habercisi
Eşitliğin,dostluğun,arkadaşlığın,birliğin,beraberliğin,müjdelenmenin
İnsanoğlu uyanıyor
Bir şeyler tomurcuklanıyor
Bir gizem aralanıyor…
Düştü tüm şehirler
Şeytan futbolunu oynuyor
Kalede Türkler
İçeride hain pusular
Bizdeki dert alemi paralar
ne zaman akıl çağı
ne zaman ballı sütler akan yemyeşil otlaklar
beş yaşında çaylaklar!
Gerçekçi olmak lazım
Duymak istemiyorum seni
Yüreğinde bir kaplumbağa kabuğu
Üç adım bile gelemiyorsan bana
Ağırdan almanı,
Ağrı dağında kayak yapmanı
Kendini bir şey sanmanı
Ruhu olmayan kelebek
Yalnız uçan bir sinek
Konu komşunun işediği bir havuzsun sen
Bense çoktan su serptim toprağa
Anladım her şey yalan
Bir sen varsın bir de badanası atmış tavan
Maksadımı aştım
Nerede kalmıştım
Şımardım çünkü yalnız kuruyan bir yaprak
Fırsat buldukça kendini şımartarak
Sizi de böyle okumaya zorlar
Nerede kalmıştık
Hicran
Dalgalı deniz
Asuman
Ama yok bu isim de tanıdığım bir insan
Aslında adı bende saklı
Benimkisi tilki aklı
Bir damla yaş be ustam
Ayakkabılarımı tamir ettirmen karşılığı
Benim duvarların karşısında bir asma yaprağı
İçeriye süzülüyor
Dert babası
Hele yanında şarap şişeleriyle gelirsen
Ve iki kolunda iki sultan
Agoranın meyhanesi
Bektaşinin dem hanesi
Aslanın ağzında,
Aslan var artık
Aslanın ağzında aslan!
Söndü,
Dün dünde kaldı cancağızım demişti oysa
Döndü,
Köy
Onu çok övdü
Oda çıkarttı malı ağaya sırt döndü
-döndü
Ağa ona gömdü
Şimdi ‘ah bir geriye dönsem’ der
Dün dündü cancağızım ne çabuk unuttun dün dündü
Döndü’lerin memleketi istanbul
İstanbul’un sadece bir köşesi ifrittir
Her yanı güzel ve sevda kokar
Zaman durur o şehirde her şey bir başkadır
Rabbim izin verirse gerçek Aşka yöneliş oradadır…
Tüm binalarımı yaktım
Su gibi şehire aktım
-ben kimim,ben kimim
Ben bu değilim
Ben kendimi bildim bileli
Uyansın içimdeki Elvis!!!
Çalsın kahpe gitarını tebriz
Uyansın moruklar,atalar dedeler babalar
Dehşete düşsün ot kemiren danalar
Her yana kaçışsın aklımın ucu
Artık neresi başı neresi kıçı
Nedir bu feylesofun düşünmek mi acep suçu
Süt içtim dilim yandı,amanın ney aney ney
…………………………….ben yandım amman amman
İşte gidiyorum çeşmi siyahım,
Aramıza dağlar sıralansa da
Sermayem dersim dir
Servetim ahım
bu güzelim şiir paralansada
bir zamanlar güzel ülkemi çok severdim
her yanını yanağıma sürerdim
senide severdim
kaynağını yitirdim
bir çocuk gibi oyuncağımı çaldırdım
benim yegane servetim……….
Hicran,
Dalgalı deniz
Tiyatro perdesindeki kan
İçinizde kan,kanınızda yalvarıyor size bir insan
Asırlardır tek bir dalga kıyıya vurmadı
Ve ben sessiz gemi,öldürdüm bir akşam uyurken asil tayfamı
At sırtında gelmiştim oysa uzak çayırlardan
-süfyan!
Sen,muaviyenin tohumu babası belirsiz adam!
At kılcını,çek kılıcını benim asil kınımdan
Düşman
Namussuz madam
Güzel göğüsleri birer kutsal kitap
Neyi okuma gerek,neyi bağrımıza bassak
Göbek deliğin benim karanlık girdapların
Hala içimde sevda kıpırtıları
Hala cellatsın bana hala serkeş bir tuzak
Seni küçültsekte ağzımıza atsak!
Ekşidi yoğurt
İçecek tütün mü ne kalmadı
Ay biraz metanetli olmalı
Dehşete düşer kara zenci
Gökyüzünde bir hal var
Bu gece yarına,yıllar var
Hicran,
Dalgalı deniz
Tiyatro perdesindeki kan
İçinizde kan,kanınızda yalvarıyor size bir insan
Soluksuz öldürdüğünüz düşmanlarınız sizin için çıkmaz sokaklarda
Kaşlarım almış başını gidiyor…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.