2
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1816
Okunma

Hayallerimi, umutlarımı ve yalnızlığımı vurup sırtıma
Issız çöllerin sessizliğinde bir damla yağmur gibi
Kuruyup yok olmaya gidiyorum.
Hem yol, hem yolcusu olduğum bir bilinmezde
Acılardan oluşan yüreğimdeki sarkıtları,
Gereksizliklerin içinde lâl olmuş dilimi,
Önüme eğilmiş başımı, yitirilmiş değerlerimi,
Sükunetle izleyip buruk tebessümlerle baktığım sahte dostlukları,
Kanayan yanlarımı, sevgiye dair ne varsa söküp içimden,
Bozup suskunluğumu, uzak ufuklara haykırmaya gidiyorum.
Sana kalsın içimde yeşerttiğim çimenler, kırçiçekleri
Senin olsun sahte tebessümler, timsah gözyaşları
Uyanmadan bu koca kent, doğmadan güneş
Kalabalıklar dökülmeden yollara
Gözlerimde iki damla yaş, bakmadan mazide kalanlara
Fizan’da bir yavru ceylanın ürkek bakışlarında
Ağlamaya gidiyorum..
Gidiyorum, gurbet yorgunu bedenim, yarınlara dair tükenmiş inancım,
Üst üste istiflenmiş acılarım, sahipsiz kalmış sevgim,
Çatlamış yüreğimden akan yetim duygularımla,
Efkarımı attığım ateşlerin, küllerini savurmaya gidiyorum.
Gidiyorum, silinmiş geçmişim, yitirilmiş geleceğim
Kuruyup dalından düşmüş yaprak misali
Talana uğramış gülistanlarda
Hoyrat rüzgarlarla savrulmaya gidiyorum..
21.07.2012
5.0
100% (4)