6
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
1997
Okunma

Parmak izlerimde petunya kalıntıları
Sokaklar çocuk aldırıyor sayfa sayfa
Kapalı gişe susuyor tren istasyonları
Etrafımda kırık kırık nazar boncukları
Yalnızlığa gebe, (yalın) yaralı şair masalları
Dudaklar çatlak, duvarlar rutubetli
Hasret saran gemiler ayaz ten duldası
Damla damla çığlık kırlangıç grisi şafaklar
Ekmek kırıntısına müptela sızıyor zaman
Eksik notlarla yarım kalmış gölgeler gibi
Söylenemez
Petunya sevdaları.
Nefes almak zordur sis içinde sissen
Çerçevelerin dışında küs, aşk içinde zehir (siz) sen
Sonbahar renkli tozlu bir halıya
Yapmacık çiçeklerden kalan simler düşer, birde sen;
Yarı sarhoş, yarı parlak karanlık sızılar
Avuçların dizlerinin arasında sızmak gibidir
Anlatılmaz onsuzsan, şiirsizsen
Kırık dallarla çatırdamak gibidir, dilsizken
Zaman kaçırmaktır çoktan gün ortalarını
Şişkin gözaltı torbalarıyla uğurlar ikindiler adamı
Güneşin batışı da ayrı bir batar ruhuna
Paha biçilmez sancıdır
/ Doğumsuz /
Petunya sevdaları.
Şiir de olsa, kalkanı olmaz masaların
Açık yaraya atılan dikişler de patlar
Yaşamak şah damarı gibi, yaprak gibi, kurumuş
Savrulmaktır unutmaya çalışmak
/Es/ misali değildir susmak,
Alın terinde yitirilen solgun son cümlelerdir, kurgusuz
Islak ve kokusuzdur
Petunya sevdaları
...
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.