25
Yorum
24
Beğeni
5,0
Puan
2164
Okunma

kanatsız meleğime...
bugün öp beni anne
çocukluğumun en acıyan yerinden...
aç sabaha karşı göğün kızıl gerdanına bakan
ve cam önünde sakız sardunyalarının olduğu pencereni
ve bakma yollarıma
bugün de gelemeyeceğim anne!
bugün de özleyeceğim seni
sen ki ;
saba makamıyla belediğinden beri ismimi
mücerred bir sabırla bekledin beni
ört gözlerini üstüme anne
ört üşüyen yanlarımı
zemheri bir yalnızlığa ser gönül döşeğini
ve bir nefeslik yer aç bana
tuzum aksın, kirim aksın
gözlerinin yunağında
yıka beni anne!
topla canımın kırıklarını (battığı) yerden
çıkar en deri(ni)mden yitirdiklerimi
b/öl beni anne
ya da
doğur beni yeniden
soğuk bu sıra buralar
yağmur da yağmakta bazı bazı
işte şimdi kırılmakta göğün yüzü
ve korku işlemekte iliklerime dek
tut cennet kokan ellerinle ellerimden
tut yüreğimden anne!
kimseye söylenmemiş korkularım var benim
ve kimsenin kapımı açmadığı bir yalnızlığım
ela gözlerinde kendimden s /aklandığım kadın
kanıyorum an be an kabukları düşen yaralarımdan
her hazanda bir gümüş tel düşüyor saçlarıma
günden güne sana benziyor aynadaki aksim
gözlerim gözlerine değiyor
vakit kerahat vakti
körolasıca akrep hep özlemden vuruyor saatleri
ve ben k/aç gecenin yoksulluğuna yatırıyorum
öznesi sana bulanmış tüm cümlelerimi
ey memelerinden hayatı sağan kadın
yeni bir yaşam emzir su(ç)suz dudaklarımdan
ve bir sabah yokluğumu süpürmek için açtığında kapını
bak bu hayırsızın yaşlı gözlerine
elbet bir gün geleceğim anne
o vakit ela’sı sürgün gözlerini yüreğime sürmele
uzat kalbini bir kez daha dokun
ışığı içerden sönmüş karanlık bir yıldıza
ve de ki ;
işte gelmiş vefa /sızım
kızım...
5.0
100% (27)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.