42
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
1894
Okunma

Ayrılık buzdağı her gün uzakta,
Gecede çok soğuk kışımız bizim.
Düştü de çaresiz şimdi tuzakta,
Son defa çırpınır kuşumuz bizim.
Beklerken Azrâil dâim kapıda,
Ruh misafirdir, etten yapıda
Tuttuğum hayatın koptu sapı da,
Poyraza tutuldu duşumuz bizim.
Yıllarca cefâyı birlikte çektik,
Zamanda yürüdük bazen de sektik,
Zemine yayılı mermer döşektik,
Dürüldü çer-çabuk yaşımız bizim.
Nerdedir yayılan,güçlü dallarım?
Dört yana savrulan,türlü mallarım
Kovaya sağdığım Anzer ballarım,
Ekşiyor kursakta aşımız bizim.
Tek çare şehâdet başka yolu yok,
Melânet diz boyu günahımız çok,
Nâdimiz Rabbimiz cennetine sok!
Sonunda affolmak düşümüz bizim…
İsmail Süklüm
-------DOSTTAN GELENLER--------
Her zaman düşünür oldum ölümü.
Boş verdim yapılan bunca zulümü
Rabbime arzettim garip halimi
Nur ile ağardı başımız bizim...AŞIK RAMAZAN
Tükenmiş zamanlarda kaldı meltem denen esintiler,
Bir rüyadan ibaret umut, saçlarımız dağınık şimdi.
Değerini bilemedik mirasın, nasıl ağlamasın erdemler!
Heyecandan uzaklaştık, dalgalarımız kedere özendi…-Ahmet BOZTAŞ
Bahardan çaglamaz suları kurur
Zalim yetişmezse ayrılık vurur
Gurbet yollarında ömrümüz çürür
Yaradan kurtulmaz döşümüz bizim... Durani
5.0
100% (24)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.