2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
120
Okunma
Kâğıtlar sararırken umutlarla beraber
Mürekkebim hokkada, gözyaşımla eriyor.
Bilemedim ne yazsam, tutunmak için bir yer?
Şiirim etkilenip, mahvolarak çürüyor!
Bir zamanlar kalemim, kükreyerek coşardı
Setler çıksa önüne, yüksünmeden aşardı
Kabına sığmayarak, kabararak taşardı
Şimdilerde takatsiz, ayağını sürüyor!
Ne renk kaldı ne ahenk, mısralarım pısırık
Kafiyem can çekişir, imgelerim fısırık
Simgelerin suratı; tırnak izi-ısırık
İki büklüm bastonla, zorlamayla yürüyor!
Şiir diye yutturur, düz yazıyı mahirler
Taşlanıyor durmadan ehil olan tahirler
Kof olan ciğeriyle tenekeden zahirler
Köşeleri tutmuşlar, zamansızca ürüyor!
İsmail’in başını, bürümüş çoktan duman!
Allah’tan başkasına vallahi demez aman!
Yüreğinden şiiri, akıtarak son zaman
Tevazu kalesini, hecelerle örüyor!
İsmail SÜKLÜM
20 Nisan 2026
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.