9
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
1584
Okunma

Dağlar seni söyler Rabbim,
Taşlar sabrını dinler.
Kuşlar kanadında zikrini taşır,
Karınca izinde hikmet arar.
Ben de bir garip yolcu,
Kapına geldim.
Çok yüküm var dünyadan yana,
Ne övünecek hâlim var kendimden yana
Bir avuç günah, bir kaç kırık gönül,
Bir de sana muhtaç canım kaldı.
Eşiğine yüz sürmek için
Kapına geldim.
Geceler uzun oldu gönlümde,
Nefsim çok oyun oynadı
Nice sarp yollara düştüm,
Nice nafile yollarda yer aldım
Kendi gölgemde kayıp olup
Nurunu aramaya geldim.
Ben “ben” dedikçe uzak düştüm,
benden
Sen dedikçe gönlüm açıldı.
Nefsimin kapısını çaldım,
İçimde bir derviş uyandı.
Kalbimin pasını hepsini silmeye,
Sana geldim.
Yapmam dediğimi yapar olduk
Düşmem dediğim yere düşer olduk
Nefsimin elinde yorulmuşum
Acziyetimi bilip sorulmuşum
Bir damla için rahmet denizine,
Sana geldim.
Ey affı sonsuz Mevlâm,
Senin kapında yoktur mahrum kalan.
Âdem’den beri nice kullar,
Gözyaşıyla buldu seni.
Ben de bir kulun olarak,
Sana geldim.
Boynum ince, gönlüm mahzun,
Dilimin sözü tövbedir bugün.
Günahım da başı sükut
Umudum da seninle yakut .
Rahmetinin gölgesine,
Sana geldim.
Kuşlar sabah zikrine durur,
Ağaçlar başını göğe vurur
Irmaklar denizi arar,
Gönüller sahibini sorar
Ben de kendi içimde seni bulmaya
geldim.
Dost kapıları kapansa ne çıkar,
Dünya eli boş bıraksa ne çıkar.
Bir nefeslik ömrüm kaldıysa,
Bir nefesi sana vermeye bakar
Son durak son sığınak
Sana geldim.
Bir kul olayım anında
Bir nefes olayım rahmetin yanında.
İnsanlığımı bulmaya,
Sana geldim.
Meğer aradığım sendin gayrı
Varım yoğum öne sermişim
Kapına vardığım o anda,
Kendi gönlüme ermişim.
Aç kapını aç
Sana geldim…
Sana geldim…
Ayşe Kavak
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.