Olgun adam bilgisini saat gibi taşır, çıkarıp herkese göstermez, gerektiğinde kullanır. (t. brown)
yılmazYANARDAĞ
yılmazYANARDAĞ

SESİM CEBİMDE

Yorum

SESİM CEBİMDE

( 6 kişi )

7

Yorum

2

Beğeni

5,0

Puan

1379

Okunma

SESİM CEBİMDE



tarih kadar eski suskunluğum
bundan dolayı yaşıyorum zaman zaman
bundan dolayı ölüyorum çoğu zaman


yirmi bir yıl önce
on dördündeyken daha
mevsim taze bahar
ay benimle akran
akşam yemeğinden hemen sonra
daha kalkmamışken dedem sofradan
büyük bir gürültüyle dövüldü o saatlerde hiç vurulmayan kapımız
babam kalktı
kapı açıldı
yasal kıyafetli onlarca adam yasal kimlikleriyle
ve kirli ayakkabılarıyla destursuz giriverdiler içeri
ve yasal haklarıyla bağırmaya etrafı dağıtmaya başladılar



bizler mi
suskunuz
yasadışı zannederek kendimizi
belkide suçlayarak biribirimizi



gözlerinden ve dilinden öfke kusan biri
ve ondan ayrılmayan biri daha
aldılar beni babamdan izinsiz
yasal sireniyle korkular saçan araçlarına attılar yaka paça
ilk kez izin almadan çıkıyordum evden
ilk kez içimde korkularla ağlamaklı uzaklaşacaktım kendi evimden
ve sepete atılan bir sebze gibi hissederek kendimi
ilk kez sessiz kalmıştı babam gidişime
ilk kez babamın suskunluğundaki çaresizliğe yanmıştı canım


mümkün oldukça önünden bile geçmemeye gayret ettiğim karakolun içindeydim şimdi
korkuyordum
annemi özledim
ağlamak istedim
ağlayamadım



bir kaç kağıt koydular önüme
"bunları imzala ve çık git" dediler
arkadaşımdan duymuştum
abisini götürdüklerinde ona da bir şeyler imzalatmışlar
ve yıllarca hapislerde kalmış sırf o imzadan dolayı
yapmadığı şeyleri yapmış gibi göstermişler
hâla içeride o imzanın cezasını çekmekte
onu hatırladım
"nedir bu kağıtlar"diye sordum
"burada soruları biz sorarız" dediler
"imzala seni gönderelim" dediler
"imzalamam" dedim
"imzalamazsan döveriz" dediler
imzalamadım
dövdüler
bir
iki
üç
........
ve küçük daracık bir odada açtım gözlerimi
hücreymiş adı
soğuk ve karanlıktı
her yerim ağrıyordu
midem bulanıyor
ayakta duramıyordum
nereye dokunsam acı hissediyordum
açtım
aç değildim
susamıştım
içemezdim
ağlıyordum sessizce
üşüyordum



ne olmuştu
neden buradaydım
kimdi bu adamlar
ne istiyorlardı benden
neden bu kadar öfkeliydiler
ben ne yapmıştım bunlara
hiç birini tanımazdım ki
neydi bana kızgınlıklarının sebebi
................


çıkardılar beni hücreden
bir kaç saat sonra
dört yada beş kişinin arasına aldılar beni
"getirin" diye bağırdı biri
birini getirdi ayaklar
karşımda durdu
başım eğikti
bakmaya korkuyordum
"kaldır başını" dedi kükreyerek aynı adam
irkilerek kaldırdım başımı
inanamadım
gözlerim yanıltıyor olmalıydı beni
arkadaşım
arkadaşım vardı karşımda
sevinsem mi ağlasam mı bilemedim
ağlayıp boynuna sarılmak istedim
yapamadım
yapamazdım



ayakta zor duruyordu
yüzü gözü mosmordu
elleri balon gibiydi
ayakkabıları ayaklarına sığmıyor olmalıydı ki arkalarına basarak giymişti
yüzüme baktı
beşını eğdi
utandı
ağladı
ve sustu
kükredi biri daha
"hangisi ulan dedi"
kaldırdı başını arkadaşım
"bu" dedi kısık bir sesle
"hangisi"
"git önünde dur ve işaret et" dedi adam
öyle yaptı arkadaşım
geldi
durdu karşımda
"bu" dedi elini uzatarak bana
"ne oluyor" diye sordum
sustu
eğdi başını
utandı



alıp götürdüler onu
beni yanlarına aldılar
"öt şimdi" dediler
ben ötmeyi bilmiyordum ki
söyledim onlara da
"ben ötemiyorum ki polis abi" dedim
güldüler
sever gibi yapıp tokatladılar
"konuş ulan" dediler
"ne konuşayım abi" ürkek ve kısık bir sesle
"artık teşhir oldun oğlum
anlat bize her şeyi
neler yaptınız"
"onun kalemini ben çalmadım abi
arka masadaki hasan aldı"
"yemin ederim ben almadım polis abi"
yine güldüler



ne demiştim ben
neden gülüyorlardı
"sen bizimle dalga mı geçiyorsun lan"
deyip üstüme çullandılar
vurdular
yere yığıldım
hiç bir şey düşünemiyordum
sadece küfürleri duyuyordum
acıyı bile hissedemiyordum
her yerime yumruklar tekmeler ve joplar değiyordu
ağladım
yalvardım
nafile


yarı baygın hücremdeydim yine
uykum vardı
uyumak istedim
uyuyamadım


o gece dokunmadılar
arada bir evime gidiyordum
anneme sarılıyordum
okulda oluyordum bazen
arkadaşlarımla oynuyordum
biri bağırıyordu
hücreme geri dönüyordum
ışıksızdım
hâla üşüyordum



ertesi gün yine aldılar beni
karanlık bir yere götürdüler
yada ben öyle sanıyordum
sandalye sandığım bir yere oturttular beni
bir şeyler bağladılar el ve ayak parmaklarıma
sonradan öğrendim
ceryen dedikleri şeymiş bu



"anlat şimdi" dedi biri
"bu sefer anlatmazsan ölürsün"
ben hâla bir şey anlamıyordum
"neyi anlatayım abi"
"bildirileri anlat mesela "dedi
"bildiri nedir polis abi" diye sordum
"arkadaşınla dağıttığın kağıtları anlat ulan" diye bağırdı
"o kağıtları size kim verdi
kimlerle dağıttınız"
şimdi hatırlar gibi olmuştum
bir kaç gün önce
newrozda topladığımız kağıtlar olmalıydı
"o kağıtlar yere saçılmıştı
arkadaşlarla birlikte topladık onları
sonra da gemi yaptık onlarla
uçak yaptık"
"sizin olduğunu bilmiyorduk polis abi" dedim çocuk masumiyetimle
birden tüm vücudum yanacak gibi oldu
avazım çıktığı kadar bağırmaya başladım
canım çok yanıyordu
titredi bedenim
sandalyeden düşecek gibi oldum
deprem oluyormuş gibi sallandım
bağırdılar
tekmelediler
ağlıyordum
annem geldi
elimden tuttu
boynuma sarıldı
ağladı



uyandırdılar
sordular
söyledim aynı şeyleri
doğruları yani
inanmadılar
bir daha yandı bedenim
bir daha titredim
bir daha seslendim babama
beni buradan alsın diye
tekme tokatlar
joplar
bir
iki
üç
...........



yine hücremde açtım gözlerimi
halsiz
bitkin
ağlamaya bile gücüm olmadan kıvrıldım daracık yere



hücremi sevmeye başladım nisbeten
dışarısı daha kötüydü
burada dayak yoktu
küfür yok
ceryen yoktu
soğuktu
karanlıktı ama
sadece ben
acılarım
birde düşlerim vardı



söylediğim hiç bir şeye inanmadılar
ben söyledim
onlar güldüler
ben söyledim
onlar dövdüler



ve sustum


onlar sordu
ben sustum
onlar dövdü
ben sustum
aç kaldım
sustum
üşüdüm sustum
annemi özledim sustum
bir tek türkü söylerken çıktı sesim
kendime bile konuşmadım
sustum


on iki gün kalmışım orada
on iki ay
on iki yıl
on iki asır


evime vardığımda yarım gibiydim
ne elim tutuyordu ne ayaklarım
bütün vücudum morarmış
her şeyden ve herkesten korkar olmuştum
ve öfkeliydim
neye kime ben de bilmiyordum


çok uzun zaman sonra toparlanabildim
bir ayağımdan topallayarak



ceplerim taşlarla dolaştım çocukluğum boyunca
en çok taşı ben atıyordum eylemlerde
en büyük olanları ben
ayağımın hesabını sorarcasına


ben hâla susuyorum


taşları boşaltıp ceplerimden
kalemi koyarak onların yerine
haykırıyorum şimdi


bütün kelimeleri topladım insanlığa dair
sesim cebimde
duyuyor musunuz?



yılmaz YANARDAĞ
nisan 2012
IĞDIR

Paylaş:
2 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (6)

5.0

100% (6)

Sesim cebimde Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Sesim cebimde şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
SESİM CEBİMDE şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Zişan Karamazi
Zişan Karamazi, @zisankaramazi
5.5.2012 16:01:50
5 puan verdi
hücremi sevmeye başladım nisbeten
dışarısı daha kötüydü
burada dayak yoktu
küfür yok
ceryen yoktu
soğuktu
karanlıktı ama
sadece ben
acılarım
birde düşlerim vardı


Saygiyla......
neneh.
neneh., @neneh-
2.5.2012 21:58:06
İşte kalemin gücü...Sessizliğin enbüyük sesi...Yaşanılanlar, zoraki yaşatılanlar...Umarım bundan böyle adalet mekanizması işleryecek ve huzur ve kardeşlik yol alacak güzel Ülkemde...Saygıyla Değerli Kalem...
aleynur
aleynur, @aleynur
1.5.2012 14:37:50
5 puan verdi
Bir şeyler yazsam mı diye düşündüm.
Sonra ne yazacağımı düşündüm.
Düşünmenin bile yasak olduğu bu ülkede sayende çok yasak işledim.
(İlk defa güzeldi diyemeceğim) Anlatım harika ama içim titredi...
İlk kez canım acıdı bu sitede... Yaşanmışlıkların derlenmiş haliydi sanırım.
Bir daha böyle şeyler olmasın hayatınızda ümit ediyorum...
Yüreğiniz susmasın şairim... Coşmaya devam etsin kaleminiz...
Bizde sizi okuyalım...
Sevgi ve Selamlarımla
SOYLU.
kutbo
kutbo, @kutbo
30.4.2012 21:46:33
5 puan verdi
olağanlaşmaya başlayan.....bir çoğul yaşam kesiti
...
suskunlaştırımlış kelimeler..hep cebimizde...
..
emeğine sağlık
slm
ASMEROZ-62(Gülşen Polat)
ASMEROZ-62(Gülşen Polat), @asmeroz-62-gulsenpolat-
30.4.2012 18:05:43
5 puan verdi
Suskular bir hayat hikayesine saklanıp, şiirsel haliyle anlatılmış duyanlar duydu, duyanlardan biride benim..! Yüreğinizin sesi hüzünlü ve can yakan cinstendi , insan okudukça hırslanıyor bunca haksızlıklara göz yumup, sessiz kalmak yüreğinde insan sevgisi taşıyan hiç kimseye yakışmıyor, bu gibi benzer olaylar, göz altları, işkence ve haksızlıklar maalesef hep vardı ve hala da var, hiç kimse aksini ida edemez, çokça şiirdi kutlarım can arkadaşım...


UMUT ve DOSTCA
Funda SAĞLAM
Funda SAĞLAM, @fundasaglam
30.4.2012 12:17:39
5 puan verdi
ben hâla susuyorum


taşları boşaltıp ceplerimden
kalemi koyarak onların yerine
haykırıyorum şimdi


bütün kelimeleri topladım insanlığa dair
sesim cebimde
duyuyor musunuz?


emeğine saglık abim
tebriklerimle
sera.
sera., @sera-
30.4.2012 11:19:05
5 puan verdi
Ben duydum 'Şair' başkalarını bilmem!
Ve duydukça cebinizdeki sesleri tüylerim diken diken oldu, yüreğim acıdı, yüreğimi d-ağlattı yaşanmışlıklar ve buruklukla-sitemle okudum bu hayat öyküsünü...

Saygıyla...
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL