8
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
5154
Okunma
On dört yaşında tanıştım onunla
O yaşın vermiş olduğu delikanlılığa özenti olsa gerek
Hani derlerler ya aklı bir karış havada
İşte tam o yaşlarda
Önceleri biraz kavgalıydık zor alıştık birbirimize
Sonrası çok sevdik
Öyle ki en kederli ve en mutlu günümde hep yanımdaydı
Her gün el ele, dudak dudağaydık beraber nefes alırdık
Ne kadar da mutluydum
Tozpembe dünyalarda, bulutların üzerlerinde gezerdik
Bazen büyükler görmesin diye tenhalarda, kuytularda,
Okul yıllarında öğretmen korkusundan tuvaletlerde buluşurduk
Tuvaletin pis kokusu kimin umurunda
O dudaklarıma yapıştığında onu koklar
Hem de nefesimin son haddine kadar ciğerlerime çekerdim
Onunla efkâr dağıtır, onunla salardım denizlere, deryalara gamı, kederi
Ayrı kalmak mı?
En acı, en güzel günlerimde hep yanımdaydı hiç ayrılmadık ki
Yokluğunu fark ettiğimde köşe köşe, sokak sokak onu arar bulurdum
Onunla beraber olmamız için mekânın hiç önemi yoktu
Kimi zaman lüks bir lokanta, bir çorbacı, kimi zaman kır, bayır,
Ne fark eder
O yanımdayken samanlık seyran olurdu.
Sofrada aşım, yolda arkadaşımdı.
Onunla yatar, onunla kalkardım.
Onunla düşünür, onunla fikir yürütürdüm.
Onunla kurardım hayallerimi
Tam kırk sene beraber olduk
Sonra mı?
Sonrası beni aldatıyormuş da haberim yokmuş
Dost bildiğim o vefasız ta can evimden ciğerlerimden vurdu
Sinsi sinsi içimde karargâh kurup beni yok etmeyi planlamış
Bunları öğrendiğimde bile inanın yinede onu seviyordum be
Bırakamadım
Ama o vefasız hiç acımadı
Onun için harcadığım zamanımda, paramda yel oldu gitti
Kim mi o vefasız
O elini elimden, dudağını dudağımdan, nefesini nefesimden ayırmadığım dost bildiğim SİGARAM
AHMET SİVRİ
06.03.2012
5.0
100% (6)