43
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
3768
Okunma

sen benden gittin gideli ne haldeyim bilir misin?
dinmez gözüm yaşı sel olup çağlar
karaları bağlamışım yüreğimden kan damlar
kavruluyorum sensizliğin çemberinde
zaman geçtikçe daralıyorum
yokluğunda eriyorum azar azar…
sana olan hasretime
pencerem şahitlik ediyor
esen yelle tül yoruldu gözlerimi silmeye
kara bulut pes etti yağmıyor artık
geçen her saatte
uzaklaşıyor musun?
gitmesen benden çok uzağa
dönülmeyecek yollara çıkmasa adımların
sen gelmek istiyor da gelemiyor musun?
darda mısın?,
hasta mısın?
sessizce sesleniyorum
‘’gel’’
diyorum gelmiyorsun…
medet umar oldum dağdan taştan
eteklerine yazdım sevdamızı
gelir geçersen göresin diye
unuttuysan beni hatırla istedim
yoksa dağlar mı sakladı seni benden
gizemine esir mi düştün?
ben sana tutsak olmuşken
sen dağlara mı tutsak oldun?
o dağların arkasından ses versen
ve yankılansa sesin
yaksan sevda ateşini
dumanı tütse bende izlesem
izlerken gönüllü yansam cayır cayır
bir el etsen hadi
’gel’
desen
yada kısacık bir
’merhaba’
nasıl özledim seni
ah!!!
bir bilsen
görüyorum ki
sen hiç özlememişsin…
04.03.2012_________________Seher_Yeli
Edebiyat defterinin bana kazandırdığı manevi oğlum mavisecki’ye (Deniz Pınar ) yüreğimin sesine güzel sesiyle nefes olup hayat verdiği için çok teşekkürler. Saygılarımla...
5.0
100% (41)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.