22
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
1463
Okunma

Sustun/m
Mühre bulandı
Öpmelere doyamadığın
Vişneçürüğü dudaklarım
Hani varlığınla son bulacaktı
Kırk yıllık açlıklarım
Oysa ben hala sahurlardayım
İftara yol vermiyor çıkmaz sokaklarım
Sustun/m
Dili esir aldı
Mermer bir mahzen de otuz iki muhafız
İmgeleri eksik
Nakaratları yarım kaldı
Devrildi tüm tümceler
Bin bir renkte açmayı beklerken muhabbet gülüm
Hüzzam makamları düştü payıma
Bilirim karanlık geceler de esir kalacak
Doğmadı, doğmayacak beklenen şafaklarım
Sustun/m
Volkanlar misali kızıl lavlar içinde
Bir başıma kaldım
Avuç avuç göklere savrulurken küllerim
Ben yine dehlizlerde
Sanki yaşayan bir ölüyüm
Ne imam tekbir verir
Ne cemaat saf tutar
Müezzin sessiz okur duyulmaz aşk salâsı
Alnımın değdiği seccadeyle buluşurken gözyaşlarım
Ha çatladı, ha çatlayacak şakaklarım
Sustun/m
Yine hasret
Yine hüzün
Yine gözyaşı doldu avuçlarım
Biliyorum bir hayalden ibaretti seninle yaşadıklarım
Nacizane dizelerime ses olan değerli arkadaşım
Sayın : Sebahat kara’ya sonsuz şükranlar sunuyorum.
5.0
100% (15)