1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1470
Okunma
40 ışık yılı ötesindeydim ölümün,
hiç bilmezdim...
bir zamanlar...
ve bir zamanlar hep bahardı...
neşeli kırlarda şaşkın kahkahalar
ve çimen lekesi kaplardı bedenimi
kim aldırır yine de
çimen kokusu tazeler ciğerimi...
biz iki muhabbet kuşuyduk
bir kafeste,
iki muhabbet kuşu...
kaybolurken çıkmaz sohbetlerde
ünlemler serptik yollarımıza
ki kaybolmayalım...
etrafı dikenden tellerle çevrili
pembe çitlerin arasındaydı mayın tarlamız
iki çiftçiydik biz
kayalardanmış ya da kurakmıymış tarlamız!
iki zavallı çiftçi, yine de kazarız
eker ümitleri ve ardından sularız...
sonra ne oldu!
koptu inceldiği yerden...
ah ne zamandı
hangi mevsimdi
kaçıncı bahardı
ilk miydi son muydu?
karşımda bir korkuluk
kargalar konmuş üzerine...
şimdi iki korkuluğuz biz, çorak bir tarlada...
kolları açık birbirine...
iki yabancısıyız bir tarlanın
kargalar havalanır
konar kargalar
bakar karşıdan, bakar bakar ağlarız...
10.01.2011
5.0
100% (4)