4
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1189
Okunma
yoruldum
anlamsızlıklardan
ağır ağır giden şu hayattan
yoruldum belki de
çok hızlı akmasından zamanın
ayıplarım günahlarımı
anılar kirlenmesin diye
altına sererim güneşin
her hücresi kurur alevlerde
mavimsi bir gecede yoklarım anılarımı
köşe bucak anılarım nerde
yaşanmışlığım kaybolur
belki de hiç yaşamadım ben
bulutlara tırmanırım belki birgün
balıklaşırım Mariana’da
ütopya olsam düşlenmemiş
ve Olympus Mons kraterinden yuvarlansam
belki de yine yorulurum birgün
limana yanaştım sessiz ve kimsesiz
telekleri yolunmuş martılar
asılmış balıklar kıyıya vurmuş
deniz durgun
ve sahipsiz gök mavi sulara ağlar
yağmurlar kurur
hafif hafif… gariptir
hiç duyulmamış
yoruldum
hergün yeniden başlamaktan
yoruldum belki de
doğmayacak günü beklemekten
yerin sancısını işitirim çaresiz
Nuh’u çağırsam kopar tufan
yeryüzünü götürür bir insan seli
karanlık tonuyla siyahın
çöplükteki cesedlere emanet kargalar
savrulurlar yarım kalan rüyalara
sığ kaldı direnişler, bekleyişler…
kimliksiz bir gecede
bir militan vurulur ufalmış devlerin mermisiyle
ve kızgın çöl kudurur
kumlar bulaşır kara peçelere
Endülüs’teyim rakkaselerle
devrilir kadehler baht yolunda
bir savaş var savaştan kalan
azraili geçireceğim ordunun başına
ve eğer vurulursa…
tacımı alıp kaçacağım
hiç bilinmedik
yoruldum belki de
nedensiz savaşmaktan
piramidin ucunda bıraktım gözlerimi
dövüştü firavunlar bir dünya için
kâinatı satarım bir deli krala
ölüm diyarından üşüşen atlılar
taşırlar yelesinde vurulmuş ruhları
yaşıyorum bir yaşlı mezarda…
belki de ölmekten yoruldum
ben Tahir oldum sen Zühre
sevdiysek birbirimizi ayıplanıp durduk
doğmadan evvel
ahh…hayat bir serzeniştir işte
sevdiğim hiç bitmeyen
şavkıyor bostan korkuluğunda
sevdiğimin gölgesi
yoruldum belki de
seni beklemekten
muammalı bir dönüş
ve yine aynı yerimdeyim
bir şiir ve yine sen
çivilendi yüreğim varlığın yokken
çivilerin boşluğunu doldurdum
arta kalanınla
belki seni hiç sevmedim
belki de artık
sevmekten yoruldum
elif şaşı
5.0
100% (2)