2
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1112
Okunma
sen olmasaydın güler miydi
gözlerimin içi hep
Tutar mıydı dertlerimin yasını çareler
bekler miydi kollarım umarsızca
karşılıksız kucaklaşmaları
hasret yakarken karanlıklarda
gazı eksilmeyen lambaları,
özlemin tutuşturur muydu
sobadaki kayıtları odunları
diz çökerek anımsarım hep
alev -alev yanan dudaklarının ısırışlarını
dönmenden taraftır pişmanlığım
sen yine benim başımın etini ye
ben her şeye olur muydum ki razı
konuşamazdım yüzüm kızararak ben
bir öyle bir böyle
gözüm telefonun üzerindeki
dantellere takılırken
çıban çıkar mıydı inceliklerimin içinde
sigaraya başladım bak
ellerimi bıraktığın ilk günden bugüne
hala içiyorum koskoca bir yalnızlığı
inatla devirebilir miydim ki
korkularımın tafralarını
saçlarına kakül bırakmışsın
gördüm çok yakışmış
alnının açıklığı kapanmış ama
yüzünün ışığı hala aydınlık
umutlar yolunu bekleyenlere
ince uzun parmakların
gösterir miydi gemilere
rotalarını
söz söylenmezdi de sana
ters tarafından kalktığında
dişlerinden önce pençelerini görür
korkar, saklanır mıydım ki
senin sağ taraflarına
seni uyurken seyrediyorum
on ikilerden üçlere kadar
sen rüyalarımın atlaslarında
yüreğime serdiğim çarpıntılarımı
örtmüşken sıkıca
şimdi daha hızlı, daha sıcak
kaymaz bir kırmızı halı gibi dilimden
birde senin dilinden sen olmasaydın
duyar mıydım şarkılarımı
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.