3
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1854
Okunma

An gelip,
Kararıp da gökyüzü, üzerime yıkılırken bulutlar
Şairliğimden utanır gibi döküldü gözümden incilerim
Ne heyecanı kaldı sevmenin, ne güzelliği menekşelerin
İşte o an yüreğimin muhabbeti sustu,
Kan kustu hüzünlerim.
Korkmadım kızılından şarabın, içtim en köpek öldürenini de
Yırtıldı ciğerlerim, tıpkı o hüznüm gibi, şimdilerde ifrazat rengim,
Bir korkum kaldı sadece, dağlarımın sesinin yüreğime vurduğu
Sadece barut kokularının genzimi yaktığı.
Anaların tıpkı ülkem gibi hep ağladığı.
Üç ayaklı sehpalara zincirlerin vurulduğu,
Kapanan zincir kilitlerinin
Körpe bedenleri yok edenleri hep yukarıda tuttuğu.
An gelir,
Son umutlarımızın da yeşerdiği,
Çiçeklerin sadece hazan ile solmaya başladığı
Sevda türkülerin gönül kubbelerimizde inlediği
Rahmetin tepemizden eksilmediğini de görürüz, kim bilir.
Şairler yine dolaşır tepelerinde,
Tenhalarımız yine şiirler yazar, türküler söyler
İhanet, hıyanet korkudan ölür içlerimizde.
Kim bilir,
Kim bilir belki bir Attila İlhan gelir
Kim bilir her hangi bir zamana
Herhangi bir can gelir.
Cemil YILDIZ
11.10.2008
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.