4
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1134
Okunma
Ben ürkeklik besledim dildeki ihtişamın
Masalına çocuksu duygularla bakarken
Sürülüyor yüzüme kızıllığı akşamın
Ucuz utangaçlıklar yüreğimi yakarken
Defter yapraklarına yaza yaza usandım
Kalbime neşter ile kazıdığım adını
Varılmamış sevdamı bir saklı deniz sandım
Kıramadım kalbinin Arnavut inadını
Kuruttu çiçekleri sıcak sevmeyen konyak
Ayrılık çanlarını çalıyorken duraklar
Birbirini severken ayrılan iki manyak
Çaresizlik içinde bir gün kuduracaklar
Hüzne itirazı var en az yüreğim kadar
Cananın su yeşili gözünde ki busenin
Ürpertiyor ruhumu hasret kaldığım didar
Gece hayallerinde tenime değen tenin
Kaf dağının ardında, sevda platosunda
Yine akşama düştü şair kızılımtırak
O yorgun yürekteki çığlıklar şatosunda
Öfkenin hapsettiği sevdayı özgür bırak
Coşari denen adam böyle yorgun bir yürek
Sessiz çığlıklarını kendisinde saklayan
Bir şair yaşıyordu yerlerde sürünerek
Sevmeyi sevilmeyi kendine yasaklayan
23.09.2011/Samsun
İbrahim COŞAR
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.