0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
715
Okunma
Bir operada;
Papyonluların ortasında ve
Siyah tuvaletlilerin yanında
Midende ki gazı
Ağzından ritimsiz şekilde
Çıkarmak gibi…
Bir yeşil sahada;
90 dakikanın daha başında
Hem de hiç nedensiz
Gidip siyah renkli ve
Düdüğü biraz önce çalana
Ana avrat
sövmek gibi…
bir eylemde;
yıldızların ve kızılların arasında
dışı paspal içi isyan doluların ortasında
yüreğinde ateş yananların arasında
polisle çatışmak gibi…
bir kara kışta;
ıssız ve karanlık bir yolda
poyrazın lodosun çaprazında
ellerinin ve dişlerinin tıkırtısında
üstünde ne varsa
sağa sola
atmak gibi…
bir 12 Eylül 80’de;
tankların ve topların arasında
dipciklerin, elektriktellerinin ucunda
zındanların en karasında
“özgürlük” diye
bağırmak gibi…
bir otobüs yolculuğunda;
otururken herkeslerin arkasında
en keskin bir virajda
trafiğin en boktan olduğu bir anda
yürüyüp uzun koridordan
şoför dediklerinin gözünü
kapatmak gibi…
bir ağaçta;
baharın ilki gelirken ve
tüm yaprak arkadaşların açarken
ve doğa bunu emrederken
usulca değil
birden ve yeşilce
dökülmek gibi…
bir cehennemde;
çığlıkların, pişmanlıkların, tövbelerin evine
kor ateşlerin içine
tüm günahların dibine
alıp yanına biraz çalı çırpı
ama öyle etten değil
buz olup
girmek gibi…
böyle bir çılgınlık olsa gerek
sana bendekileri söylemek!