5
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1080
Okunma
gözlerini bağlayıp sürseler seni içine bir bakkalın
tılsımlar üfleyen kokusundan anlardın
tam ortasında olduğunun kadırga’nın
tüm sesler duaya durur akşam üstü fatih’in zamanına
kaç devri alam-i tıkasan da meydan kilisesinin çanına...
otuz alıp elli harcayan mekâncılar
sofrası yerde
ermeni,rum süryani türkçe’si kırık dostluğu sağlam bacılar
balkonların küçük olduğunu sonra anladım
yaz geceleri
allah ne verdiyse sokaktaydılar...
çocuklar çocuklar, cepleri misket tarihleri her millet
ve tıka basa muhaşeret dolu çocuklar
istanbu’lun ilk tutkusu
sarı sevdalarımın gül kurusu...
ilk defa,ay’ın denizden doğup battığını ve süryani kızının
adamı nasıl yaktığını gördüğüm yer
lokmalar yedik sofralarında
bu diller anama ne der...
ısınmıştı kadırga’nın kaldımları soğuk gecelerde bile
kara hançer sokulmaz bizde sofralara
babamın buram kaşları çatık
gitmeliyim artık...
suzi yenge
ahşirin nerde
ben nerde
kasım
5.0
100% (8)