Nasıl tanındığınıza değil nasıl biri olduğunuza önem verin. çünkü karakteriniz gerçekte kim olduğunuzla ilgilidir, oysa şanınız çoğunlukla başkalarının hakkınızda düşündükleridir.
john wooden
Yorumu ile şiirimize ses olan sayın Hasan Dağ beyefendiye çok teşekkür ederiz..Sonsuz saygılar sunuyoruz efendim.
Paylaş:
4 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu şahâne şiiriniz yakamı bir türlü bırakmadı, beni hep geriye çağırdı, kulaklarımda çınlayıp durdu.
Her ne kadar şiirden fazla anlamasam da bir şiiri çok tuttuğum zamân, ona rütuş yapmaktan kendimi alamıyorum. 🙄
Serbest (şiir)den vezin ve kâfiyeye geçişinizi yürekten kutlarım evvelâ.
Gazeliniz muazzam nitelikte bir eser. Ancak birinci beyitte kâfiyeler çok düşük.
Şiirin kâfiyesi "âdır" diye giderken, ilk beyitte "adır" diye yer edinmiş. Çoğu şâir, şiirlerini göze hitâp ediyor zannına kapılmış. Oysa ki, şiir daha ziyâde kulağa (ve rûha tabî) hitâp ediyor.
"ar" ya da "adır" kâfiyesi kulağa hiç haz vermemekte. Lâkin "âr" veyâ "âdır" mûsikî tınısıyla kulağa pek hoş geliyor.
Meselâ: "sevdâdır"a "nizâdır" kâfiyesi iyi gider diye düşündüm, veyâ "gavgâdır" da tecîh edilebilir.
---
Sesli harflerin çekerlerini/şapkalarını kullandığınızı fark ettim. Takdîrle karşılamakla birlikte, br çoğunda "şapka" eksikti. Onları tamamladım. "â - î - û ve ê'sini" de dâhil ettim. Serbest ve diğer şiirlerde bir yere kadar tolere edilse de, Gazel'de harfler çekimsiz olmaz diye düşünmekteyim.
En önemlisi; son beyitte hece sayısı 15 idi. Son beyite kadar 8+8 duraklı 16 heceyle muntazaman giderken...
Bu arada, bana soarsanız güzel bir şey zuhûr etti; gayr-i irâdî tevâfu etti.
Orayı 16 heceye dönüştürürken "Ferdâ"yı "Ferdâcân" çevirdim 😇 ve son mısra için iki alternaif sundum.
Affınıza sı-ğı-na-rak Üstâdem.
Not: Ferdâcân: İçtenliğini hiç kaybetmeyecek olan.
Bu fakire sorarsanız bu mahlas, bu müste'ar isim sizin kişiliğinize de çok uygun gibi duruyor dedim kibar ve nâzik bir edâ ile. 😜
(Şiir zâten "ben buradayım" dediği için fazla iş çıkmadı, yalnız şapka"lar ve ilk ve son beyit.)
Buraya kalfa biri tarafından, kesinlikle duâyen olmayan birinin 🤐 gözden geçirilmiş hâlini aktarıyorum.
GAZEL-İ GÜLZÂR
Gönül mülkünde şâh sensin, bu cân bir râh-ı sevdâdır, Gül-i ruhsârını görmek, cihânda özge nizâ/gavgâdır.
Biraz göz attım PDF dosyasina.Yardimcı olacaktir teşekkür ederim hocam.Son rütüşlari yaptım.Umarim olmuştur.Aruz vezni ile yazan bir kaç kişi gordüm sitede.Sizin kadar temiz yazan yok hocam.Her ne kadar eksiklerim olsa da okuduğumda güzel yazanı hissediyorum. Heceyi ilerletip aruza geçmek daha iyi olacak sanki.
Emeğinize yüreğinize sağlık hocam Sizin de vaktinizi aldım,siz hakkınızı helal edin lütfen.
İlk beyitte ya "Gül-i ruhsârını görmek, cihânda özge nizâdır." ya da "Gül-i ruhsârını görmek, cihânda özge gavgâdır." mısrasını seçiniz.
Aynı şekilde son beyitte "Bâkî kalan bu kubbede, sâdece hoş bir sadâdır." "Bâkî kalan bu kubbede, yalnız zarif bir sadâdır." bu mısralardan sâdece birini seçiniz ki gazel, gazel gibi yerine otursun. 🙃
Şimdi gözüme çarptı; 3. beytin 2. mısrasında "Visâlin şerbeti lâkin, şu kalbe ulu feryâdır." derken yine 4. beytin 2. mısrasında "Bu dehrin lütfu bî-çâre, ümîdim ulu mevlâdır." denmiş.
Yâni burada "ulu" kelîmesi peş peşe beyitlerde yer almış, bu da şiire her zaman gölge düşürür.
Bu "ulu"lardın birini "yüce"ye veyâ olmadı "ulvî"ye çevirebilirsiniz.
Hakkınızı helâl edin, biraz fazla uzadı. Ne var ki, elimizden geldiğince mükemmele yakın hâle getirmek lâzım.
İnanıyorum ki, ileriki vakitlerde şiire benden çok daha fazla hâkim olan hemkârlardan da yardım alırsınız.
Daha usta şâir olamadıysam da, rötuştan anlarım. Hani biri demişti ya: Hiç yumurtlamamış olsam da, yumurtanın iyisinden anlarım ama. Onun hesâbı bendeki. 😜
İnanın, düşüncelerimi ve fikirlerimi dilediğim gibi kaleme dökebilseydim, ya birçoğunu vecd ile îmâna getirirdim, 😇 ya da büyük bir savaşın çıkmasına vesîle olurdum. 😠
Bu da tabî hâlet-i rûhiyeme bağlı bir durum. 🤫
Fikirlerimi poetik bir lîsân ile ifâde etmeyi seviyorum. Da'vâ şuûruyla bezenmiş bir mütefekkir desem olur mu? 🙄
Mütefekkir: Düşünür. Derin mes'eleleri düşünen. Tefekkür ve teemmül edici olan. (Havan batsın dermişim şimdi ama!) 🤐
Bu arada şiirinize nazîremi birazdan paylaşacağım. Umarım beğenirsiniz. Selâm ve duâ ile Üstâdem...
Üstadım, Mesaj kutum kapalı olabilir ama gönül kapım bu türden 'estetik müdahalelere' her zaman açık! Bir 'kalfa' olduğunuzu iddia ederek tevazu göstermişsiniz ama kaleminizden dökülen bu rütuşlar, düpedüz bir ustalık nişanesidir.
Kafiyedeki o ince tını farkını (ar ve âr arasındaki uçurumu) kulağıma küpe yaptım. 'Ferdâcân' mahlası ise üzerime tam oturan bir kaftan gibi oldu; artık bu emaneti başımın üstünde taşımak düşer bana. Son mısradaki 'yalnız zarif bir sadâdır' tercihiniz, sanırım sizin o ince ruhunuzun şiire sızmış hali.
Kelimelerime nefes olduğunuz için teşekkürlerimi arz ederim.
Sizden eleştiri bekliyordum 😊Emeğinize sağlık yeni haliyle duzeltecegim gazeli. Millet bı gazel görsün dimi ama 😊inanmasalar da.. Çok sağ olun üstadim cok memnun oldum.
Biraz göz attım PDF dosyasina.Yardimcı olacaktir teşekkür ederim hocam.Son rütüşlari yaptım.Umarim olmuştur.Aruz vezni ile yazan bir kaç kişi gordüm sitede.Sizin kadar temiz yazan yok hocam.Her ne kadar eksiklerim olsa da okuduğumda güzel yazanı hissediyorum. Heceyi ilerletip aruza geçmek daha iyi olacak sanki.
Emeğinize yüreğinize sağlık hocam Sizin de vaktinizi aldım,siz hakkınızı helal edin lütfen.
İlk beyitte ya "Gül-i ruhsârını görmek, cihânda özge nizâdır." ya da "Gül-i ruhsârını görmek, cihânda özge gavgâdır." mısrasını seçiniz.
Aynı şekilde son beyitte "Bâkî kalan bu kubbede, sâdece hoş bir sadâdır." "Bâkî kalan bu kubbede, yalnız zarif bir sadâdır." bu mısralardan sâdece birini seçiniz ki gazel, gazel gibi yerine otursun. 🙃
Şimdi gözüme çarptı; 3. beytin 2. mısrasında "Visâlin şerbeti lâkin, şu kalbe ulu feryâdır." derken yine 4. beytin 2. mısrasında "Bu dehrin lütfu bî-çâre, ümîdim ulu mevlâdır." denmiş.
Yâni burada "ulu" kelîmesi peş peşe beyitlerde yer almış, bu da şiire her zaman gölge düşürür.
Bu "ulu"lardın birini "yüce"ye veyâ olmadı "ulvî"ye çevirebilirsiniz.
Hakkınızı helâl edin, biraz fazla uzadı. Ne var ki, elimizden geldiğince mükemmele yakın hâle getirmek lâzım.
İnanıyorum ki, ileriki vakitlerde şiire benden çok daha fazla hâkim olan hemkârlardan da yardım alırsınız.
Daha usta şâir olamadıysam da, rötuştan anlarım. Hani biri demişti ya: Hiç yumurtlamamış olsam da, yumurtanın iyisinden anlarım ama. Onun hesâbı bendeki. 😜
İnanın, düşüncelerimi ve fikirlerimi dilediğim gibi kaleme dökebilseydim, ya birçoğunu vecd ile îmâna getirirdim, 😇 ya da büyük bir savaşın çıkmasına vesîle olurdum. 😠
Bu da tabî hâlet-i rûhiyeme bağlı bir durum. 🤫
Fikirlerimi poetik bir lîsân ile ifâde etmeyi seviyorum. Da'vâ şuûruyla bezenmiş bir mütefekkir desem olur mu? 🙄
Mütefekkir: Düşünür. Derin mes'eleleri düşünen. Tefekkür ve teemmül edici olan. (Havan batsın dermişim şimdi ama!) 🤐
Bu arada şiirinize nazîremi birazdan paylaşacağım. Umarım beğenirsiniz. Selâm ve duâ ile Üstâdem...
Üstadım, Mesaj kutum kapalı olabilir ama gönül kapım bu türden 'estetik müdahalelere' her zaman açık! Bir 'kalfa' olduğunuzu iddia ederek tevazu göstermişsiniz ama kaleminizden dökülen bu rütuşlar, düpedüz bir ustalık nişanesidir.
Kafiyedeki o ince tını farkını (ar ve âr arasındaki uçurumu) kulağıma küpe yaptım. 'Ferdâcân' mahlası ise üzerime tam oturan bir kaftan gibi oldu; artık bu emaneti başımın üstünde taşımak düşer bana. Son mısradaki 'yalnız zarif bir sadâdır' tercihiniz, sanırım sizin o ince ruhunuzun şiire sızmış hali.
Kelimelerime nefes olduğunuz için teşekkürlerimi arz ederim.
Sizden eleştiri bekliyordum 😊Emeğinize sağlık yeni haliyle duzeltecegim gazeli. Millet bı gazel görsün dimi ama 😊inanmasalar da.. Çok sağ olun üstadim cok memnun oldum.
Gözlerim dumanlı,sisli bir ağıt yakıyorum, Sevdanın darağacında resmettiğim suretini,zulmeden gölgeye....
Gölgelerin bile boyumuzdan uzun ,omzumuza yük olduğu anları düşünüp derinden derine iç çekmiş şair yürekler. İki kalemden çıktığı belli ama iyi harmanlanmış, bütünlemiş dizeler birbirini. Zordur bu uyumu sağlamak. Başarmışsınız.
Hocam merhabalar Altay Hocam ile ortak şiirlerimiz var.Tahmin ettiğiniz gibi ortak şiiri yazmak çok zor.Birincisi bir beyle bir hanımın duygu farklılıkları..ikincisi benim dörlük vya beşliklere eşlik ederek devam etmem...o anda hangi duyguyla olursanız olun.. çok zorlandım ve müddet ara verdim.Altay Hocama verilmiş bir sözüm var ortak şiir kitabımız çıkana kadar yazacağım tabiii..yorumunuza çok teşekkür ediyor saygılar sunuyorum efendim...
Hocam merhabalar Altay Hocam ile ortak şiirlerimiz var.Tahmin ettiğiniz gibi ortak şiiri yazmak çok zor.Birincisi bir beyle bir hanımın duygu farklılıkları..ikincisi benim dörlük vya beşliklere eşlik ederek devam etmem...o anda hangi duyguyla olursanız olun.. çok zorlandım ve müddet ara verdim.Altay Hocama verilmiş bir sözüm var ortak şiir kitabımız çıkana kadar yazacağım tabiii..yorumunuza çok teşekkür ediyor saygılar sunuyorum efendim...
Harika bir şiir... Yüreklere; yüreklerdeki sevdalara, acılara kıvılcım çakan bir şiir olmuş... Yazan ve yorumlayan yüreklere sevgi ve selamlar; yürekten teşekkürler... (Çok Çok beğendim... Bravooo)
Avuçlarımda titrek bir candı tuttuğum, Dumanı savrulan sevdanın kor ateşinde...
İşte yüreğe kelepçe vuran beyit, Ferda Hanım mükemmelsiniz. Hele hele duyguları dile getirişiniz Harika... Nice böyle güzel şiirlerinize. Tebrikler, Selamlar.
Gözlerim dumanlı,sisli bir ağıt yakıyorum, Sevdanın darağacında resmettiğim suretini,zulmeden gölgeye.... güzel bir şiir okudum yüregine saglık, selam ve sevgiler...
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.