2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
2112
Okunma

Saat sabahın tam tan uyanışında ve
Arsız bir ayaz sızar odanın en ücra köşesine
Kimse yok sanıyor gibi süzülür içeriye önce
Tavandaki çanı sallayıverir pervasız,sinsice
Sonra titrek birkaç ses duyulur sanırım
Kimdir o?Yoksa, sen misin?Geldin mi?Hadi söyle canım
Beni buralarda bırakmayacağını biliyordum
Gelişine her gün kucağımı açarak bekliyordum.
Gel haydi yamacıma, yaklaş biraz şöyle
Bir daha göreyim feri sönmekte olan gözlerimle
Hisleri, veda mektubunu çoktan yazmış ellerimle
Bir avuçluk hasret kafesi öreyim o gül yüzüne
Hadi çabuk. Çok görme bana ne olursun
Hayatımdan ziyade fazla zamanım yok biliyorsun
Beni bugün buralarda daha arama buldun, buldun
Çık artık o karanlıktan, gel, öyle niye duruyorsun?
Çok çektirdin bana geçmedi mi inadın
Sanırım ayaktasın, canlıdır kalbin, kolun, kanadın
Bir adım atıversen hemencecik benim yanımdasın
Durma!Uzat ellerini bana. Sen benim tek sılamsın.
Yoksa yoksa sen beklediğim değil misin?
Rüyasını mı görüyorum bu yakaza gecesinin
Kimsin be, kimlerdensin, nesin, bir ses de mi veremezsin
Tükenen bu bedene, senin dostunum diyemez misin
Ve güneş dışarıda iyice yükselir
Odanın içine hüzme hüzme kıvrılarak süzülür
Aydınlık yayılınca açılır duvardaki saatler
Geceden açık kalmış olan küçük pencere görülür.
Buğra San
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.