2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
2187
Okunma

Saat sabahın tam tan uyanışındayken
Arsız bir ayaz sızar odanın ücra köşesine
Kimse yok sanıyor gibi süzülür önce
Tavandaki çanı sallayıverir pervasız,sinsice
Sonra titrek bir ses duyulur... Kimdir o?
Sen misin yoksa. Geldin mi?Hadi söyle
Beni buralarda bırakmayacağını biliyordum
Gelişine her gün kucağımı açarak bekliyordum.
Gel haydi yamacıma, yaklaş biraz şöyle
Bir daha göreyim feri sönmekte olan gözlerimle
Hisleri, veda mektubunu çoktan yazmış ellerimle
Bir avuçluk hasret kafesi öreyim o gül yüzüne
Hadi çabuk. Çok görme bana ne olursun
Hayatımdan ziyade fazla zamanım yok biliyorsun
Beni bugün buralarda buldun, buldun
Çık artık o karanlıktan, gel, öyle ne duruyorsun?
Çok çektirdin bana geçmedi mi inadın
Sanırım ayaktasın, canlıdır kolun, kanadın
Bir adım atıversen hemencecik yanımdasın
Durma!Uzat ellerini. Sen benim tek sılamsın.
Yoksa yoksa sen beklediğim değil misin?
Rüyasını mı gördüğüm bir yakaza gece misin
Kimsin nesin, bir ses de mi veremezsin
Tükenen bu bedene, senin dostunum diyemez misin
Ve güneş dışarıda iyice yükselir
Odanın içine hüzme hüzme süzülür
Aydınlık yayılınca duvarlarda
Geceden açık kalmış küçük pencere görülür.
Buğra San
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.