12
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
1266
Okunma

nöbet bekledim sabah akşam kelimelerin başında
hüzün yazdı hüzün yağdı düşüme
düğüm attım başına sonuna
çözülmesin sevda şiirlerim
o kadar
dokudum gözyaşlarımla ismini
kazıdım yüreğimin damarlarına
demir cubukları kızdırdım alevimde
damgaldım
ateşinde kavrulsada
ah etmedi yüreğim
o kadar
dilime ezberletim sevdamı
seni söyledi türkülerde
dertlenip ağladı
söylenip dertlendi
bir sen duymadın
bir sen anlamadın
o kadar
hayra yordum rüyalarımı
düşler kurdum
sonra kendimde inandım
gerçek sandım
gözlerimi kapadım
hayallerde sallandım
o kadar
isminin harflerinden örülmüş kulelere kapadım düşlerimi
göküyüzünün en yükseklerindeydi tepesi
saçlarımın tellerine dolan gel istedim
yıkıldı kule kaldım altında
yine de ah etmedim
çırptım yalancı hayellerimi
yeniden başladım sayıklamaya
o kadar
umutsuz bir sevda masalıydı kurduklarım
bir çirkinin gözlerindeydi bakışlarım
gözüme huri göründüde
uçan rengarenk kelebek misaliydi sanki
ömrü kısaymış anlamadım
o kadar
umrumda degildi laf söz öğütler
dinlemez oldu akıl perilerim kimseyi
başka harf tanımaz olmuştu yüreğim
sevda yazdı sevda okudu
düşlerde gerçeklerde
o kadar
bırakın iflah olmaz bir aşığım ben
bana merhemde bulunmaz dermanda
atın sevdanın kör kuyusuna
yaşamak nefes almak bu derim
ağlasamda hüzünlensemde
sarmaşık gülleri gibiyim
kırdıkça sarılırım yeniden
söktükçe filizlenirim
leyla oldukça kendimim
o kadar
MAVİ GÖZYAŞLARI
10 MAYIS 2011
SAAT:17: 17