4
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1290
Okunma
çocukken
kış gecelerinde
bakmadan kar’a tipiye
ağzı mühürlü kıl çuvallarıyla
erzaklar çekerdik
ordulara kemah’a
büyük annemin tatlı dilleriye
her yaş çalı sızlamasına
ağlayan var sanardık tandırda
kitaplardan okumazdık kurt ulumalarını
geceye ıslık tutarken boran’lar
masal korkuları basardı
evimizin camlarını
korkmayın derdi ninem ben ne savaşlar görmüşüm
kutnu kumaştan bir eteğe tutunmak
tezek kokulu maltız dibinde
nice harami baskınları
vız gelirdi bize
güvenirdik şarapnel taşıyan ebe’mize
el sürmemişti ondan sonra ninem rus çeliğine
serçeleri tavşanları sorurduk ne yerler diye
bu gücük gününde
toprak ısınırmış indikçe dibe
yuvalar kurarlarmış çok derinlere
sevinirdik
sular serpilirdi yüreğimize
tüm yaratılanların rızkı yazılırmış defterlere
ot yediği günlere değil
üzülürdü arapkir üzerinden gelen
keman kaşlı gelinin öldüğüne
dişleri kilitlenmiş karasular inmiş dizlerine
daha yirmibirinde
bedduaları
enver’e baytar nuri’ye
ellerini vura vura yere
nice ürkek uykulara yatardık
zemheri günlerinde
şiirmiş ninem
kasım
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.